İstanbul’un fethi, Osmanlı Sultanı II. Mehmed’in 29 Mayıs 1453’te Bizans’ın başkentini almasıdır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre kuşatma 54 gün sürdü. Fetih, 330’dan beri süren Doğu Roma İmparatorluğu’na son verdi ve şehri Osmanlı başkenti yaptı. Bu yüzden Osmanlıların imparatorluk devrinin başlangıcı sayılır; etkileri Avrupa’dan İslam dünyasına kadar uzandı.
Hızlı Özet
- 29 Mayıs 1453’te II. Mehmed, yani Fatih Sultan Mehmed, Bizans’ın başkenti İstanbul’u aldı.
- Kuşatma 6 Nisan–29 Mayıs arasında 54 gün sürdü; 100.000 civarındaki Osmanlı ordusuna karşı şehri 8-9 bin kişi savundu.
- Son Bizans imparatoru XI. Konstantinos çarpışmalarda öldü, Doğu Roma İmparatorluğu sona erdi.
- Sultan 30 Mayıs’ta “tahtım İstanbul’dur” diyerek şehri devletin merkezi yaptı.
- İstanbul’un fethi Avrupa’da yeni Haçlı çağrılarına yol açtı, İslam dünyasında Osmanlı itibarını yükseltti.
- Fethin ticaret yollarını kapattığı ve Rönesans’ı başlattığı iddiaları ise temkinle ele alınmalıdır.
İçindekiler
- 1453’te ne oldu? İstanbul’un fethi kısaca
- Fetihten önce Bizans
- Şehir daha önce neden alınamadı?
- Kuşatma kısaca: 6 Nisan–29 Mayıs 1453
- İstanbul’un fethi dünya tarihini nasıl değiştirdi?
- Tartışmalı iddialar
- Sık sorulan sorular
- Sonuç

1453’te Ne Oldu? İstanbul’un Fethi Kısaca
1453 baharında Osmanlı ordusu, Bizans İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u kuşattı. Bir yanda 21 yaşındaki Sultan II. Mehmed, öbür yanda son Bizans imparatoru XI. Konstantinos vardı. DİA’nın Mehmed II maddesine göre kuşatma 6 Nisan’dan 29 Mayıs’a kadar 54 gün sürdü. Şehir, 29 Mayıs Salı günü sabaha karşı bütün cephelerden birden başlatılan genel hücumla alındı.
Devrin kaynakları Osmanlı ordusunu 100.000 ile 300.000 arasında gösterir. Feridun Emecen’e göre ise sayı 100.000 civarında ya da biraz fazladır. Çağdaş Bizans ve Latin kaynaklarına göre şehirde 5.000 dolayında asker vardı; yardımcı birliklerle sayı 8-9 bine çıkıyordu. Savunmaya Venedikliler ve Cenevizliler de katıldı. Bu fetihle II. Mehmed, “Ebü’l-feth” yani Fâtih unvanını aldı.
Fetihten Önce Bizans: Surlar İçinde Bir İmparatorluk
1453’teki Bizans, eski Doğu Roma İmparatorluğu’nun gölgesiydi. Büyük kırılma 1204’te yaşandı: IV. Haçlı Seferi’ne katılanlar 13 Nisan 1204’te şehri ele geçirip günlerce yağmaladı. DİA’nın İstanbul maddesine göre Latin hâkimiyetinde şehir bütün zenginliğini kaybetti, nüfusu 50-75 bine düştü. Bizanslılar şehri ancak 1261’de geri alabildi.
DİA’nın Bizans maddesine göre 1371’deki Osmanlı zaferinden sonra imparatorluk haraç ödemeyi ve Osmanlı ordusunda hizmeti kabul etti; artık bir vasal devletti. Işın Demirkent’e göre Bizans sonunda İstanbul surlarının çevrelediği bir şehir devletine dönüştü. Mora ise imparatorun kardeşleri Thomas ile Dimitrios’un elindeydi.
Son imparatorlar Batı’dan yardım alabilmek için Roma kilisesiyle birleşmeyi denedi. 1439’da Floransa’da ilan edilen kilise birliği hiçbir fayda sağlamadı. Papanın elçisi Kardinal Isidoros, 12 Aralık 1452’de Ayasofya’da birliği ilan edince halkın tepkisi büyük oldu. Grandük Lukas Notaras, Latin papazları yerine Türk sarığı görmeyi yeğlediğini söylerken bu duyguları dile getiriyordu.
Şehrin Osmanlılar için önemi önce coğrafyasından geliyordu. Feridun Emecen’e göre İstanbul, Rumeli ile Anadolu toprakları arasındaki irtibatı daima engelliyordu. İstanbul’un fethini müjdeleyen hadis rivayeti de bunu başaracak sultana büyük bir manevi güç sağlayacaktı. Emecen’e göre devletin imparatorluk sürecine girebilmesi de buna bağlıydı.
Şehir Daha Önce Neden Alınamadı?
Arap kuşatmaları ve Ebû Eyyûb el-Ensârî
Müslümanların İstanbul’u alma hedefi çok eskiydi. DİA’nın İstanbul maddesine göre Emevî Halifesi Muâviye’nin orduları 669’da surların önüne geldi; sahâbeden Ebû Eyyûb el-Ensârî bu ilk kuşatma sırasında hastalanarak vefat etti. Büyük taarruz 674-678 yıllarında yapıldı, Mesleme’nin kuşatması da 717’de III. Leon döneminde püskürtüldü. İki seferde de sağlam surlar ve “Grek ateşi” denen yakıcı silah belirleyici oldu. Bizans maddesine göre Batılı tarihçiler 674’te başlayan kuşatmanın püskürtülmesini, Hristiyan dünyasının çökmesini önlediği için önemli bulur.
Osmanlı kuşatmaları: Yıldırım Bayezid’den II. Murad’a
Osmanlı ordusu İstanbul surlarının önünde ilk kez 1359’da göründü. Emecen’e göre Orhan Bey ve I. Murad dönemlerindeki bu yaklaşmalar ciddi kuşatma değil, ittifak ilişkilerinin sonucuydu. İlk ciddi girişim Yıldırım Bayezid’den geldi: Sıkı abluka altındaki şehir 1395’te kuşatıldı, ama Haçlı kuvvetlerinin Balkanlar’a girdiği haber alınınca kuşatma kaldırıldı. Bizans, şehirde bir Türk mahallesi kurulmasını da kabul etmek zorunda kaldı.
Bizans maddesine göre 1396’daki Niğbolu zaferinden sonra İstanbul için kurtuluş ümidi kalmamış gibiydi. Bayezid, Boğaz’ın Anadolu yakasına Anadoluhisarı’nı yaptırdı. Ancak 1400 baharında şiddetlenen kuşatma, Timur’un Anadolu’ya girmesiyle sona erdi. Madde, 1402’deki Ankara yenilgisinin ardından gelen karışıklıkların Bizans’a hiç olmazsa elli yıl daha kazandırdığını yazar. Bu dönemi Yıldırım Bayezid ve Ankara Savaşı yazısında anlattık.
Musa Çelebi 1411 sonbaharında şehri ansızın kuşattı, ama sonuç alamadı. II. Murad’ın Haziran 1422’deki, elli günü aşan kuşatması ise kardeşi Küçük Mustafa’nın isyanı yüzünden sonuçsuz kaldı. Haçlılar maddesine göre II. Murad’ın 1444’te Varna’da yendiği ordu, Batı’nın düzenlediği son Haçlı seferiydi. Bu yılları II. Murad dönemi ve Varna Savaşı yazısında ele aldık.
Kuşatma Kısaca: 6 Nisan–29 Mayıs 1453
Kuşatmanın gün gün anlatımı Fatih Sultan Mehmed kimdir? yazımızda yer alıyor. Burada DİA’nın İstanbul ve Mehmed II maddelerine dayanarak yalnız ana dönüm noktalarını veriyoruz.
- Ağustos 1452: Boğaz’ın en dar yerinde Rumelihisarı tamamlandı; hisar, şehre Karadeniz yönünden gelebilecek yardımı önleyecekti.
- 6 Nisan 1453: Sultan, İslami geleneklere uygun olarak şehrin teslimini istedi; teklif kabul edilmedi.
- 18 Nisan: İlk büyük hücum, Cenevizli Giustiniani’nin etkili savunmasıyla sonuçsuz kaldı.
- 20 Nisan: Erzak getiren üç Ceneviz gemisi ile bir Bizans gemisi, Haliç’e girmeyi başardı.
- 21-22 Nisan gecesi: 60-70 kadar gemi karadan çekilerek Haliç’e indirildi.
- 23 Mayıs: Sultanın elçiyle gönderdiği son teklif de kabul edilmedi.
- 29 Mayıs: Genel hücumla şehre girildi; XI. Konstantinos çarpışmalarda öldü.
Başarıda birkaç etken birleşti. Bizans maddesine göre bu kuşatma için dökülen büyük topların rolü büyük oldu. Haliç’e indirilen gemiler sayesinde surlar hem karadan hem de Haliç tarafından dövüldü. Mehmed II maddesine göre kaynaklar, Bizanslılarla Latinler arasındaki anlaşmazlığı ve Giustiniani’nin yaralanıp kumandayı bırakmasını da belirleyici sayar.

İstanbul’un Fethi Dünya Tarihini Nasıl Değiştirdi?
Fethin önemi tek bir sonuçla açıklanamaz. Bir imparatorluk yıkıldı, bir başkası yeni merkezini buldu. Avrupa’nın gündemi değişti, İslam dünyasında Osmanlıların yeri yükseldi.
Bizans’ın sonu: Roma’nın doğu yarısı tarihe karıştı
DİA, Bizans’ı Roma İmparatorluğu’nun devamı olarak 330-1453 arasında hüküm süren Doğu Roma İmparatorluğu diye tanımlar. Kayser maddesine göre 395’te ikiye bölünen Roma’nın batı yarısı 476’da, doğu yarısı 1453’te yıkıldı. Bölünmeyle ortaya çıkan iki kayserlik de bu iki yıkılışla son buldu. Geriye kalan Rum toprakları da kısa sürede alındı: Mora 1460’ta Venedik’in kıyı kaleleri dışında, Trabzon Rum Devleti 1461’de Osmanlı topraklarına katıldı.
Yeni başkent: “Tahtım İstanbul’dur”
Halil İnalcık’ın DİA’daki yazısına göre Fatih, 30 Mayıs’ta savaş hâlinin bittiğini ilan etti. Ardından “tahtım İstanbul’dur” diyerek şehri devletin merkezi yaptı. İnalcık’a göre on üç asır Doğu Roma’nın merkezi olan şehir, gelecek beş yüzyılda Osmanlı payitahtı olacaktı. Edirne ve Bursa ise ikinci ve üçüncü payitaht sayıldı.
Edirne’nin önemi de bir anda bitmedi; DİA’nın Edirne maddesine göre Fatih burayı Balkan faaliyetleri için hareket üssü olarak kullandı. Boşalan İstanbul ise sürgünlerle yeniden nüfuslandırıldı: Rumeli ve Anadolu’dan Müslüman, Hristiyan ve Yahudi ailelerin şehre gönderilmesi emredildi. 1477 sayımında Galata dahil 16.326 hane kaydedildi. Mehmed II maddesine göre Fatih, imparatorluğundaki bütün Ortodoksları tekrar patriğin idaresine bağladı. Ortodoks ve Ermeni patrikleriyle Yahudi hahambaşını da başkentine yerleştirdi.

İmparatorluk iddiası: han, sultan ve kayser
DİA’nın Osmanlılar maddesi, İstanbul’un fethini Osmanlıların imparatorluk sürecine girdiği devrenin başlangıcı olarak yorumlar. Maddeye göre II. Mehmed, Yeni Roma’nın hâkimi sıfatıyla onun siyaseten gerçek vârisi oldu. Bu imparatorluk düşüncesi eski Türk hâkimiyet anlayışından, İslami kaynaklardan ve Doğu Roma mirasından besleniyordu. Fatih bunu “han, sultan, kayser” unvanlarıyla simgeledi.
Rum bilgini Georgios Trapezuntios, Fatih’e “Kimse şüphe etmez ki sen Romalılar imparatorusun” diyordu; çünkü Roma İmparatorluğu’nun merkezi İstanbul’du. Kayser maddesine göre Osmanlı padişahları kayser unvanını Fatih’ten itibaren benimsedi. Ancak Mehmed II maddesi, bu iddiaların Fatih için de siyasi birer araç olduğunu vurgular. Fatih’in devletini, Iorga’nın dediği gibi Doğu Roma’nın İslam kisvesi altında canlanması saymayı da yanlış bulur.
Fetih, iç düzeni de değiştirdi. Mehmed II maddesine göre İstanbul’un fethi, Osmanlı Devleti’nin kesin kuruluşunu ve sonraki büyük fütuhatı hazırlayan esas olaydır. Fatih, iktidarını sınırlayan Vezîriâzam Çandarlı Halil Paşa’yı 30 Mayıs 1453’te azletti; paşa kırk gün sonra idam edildi. Fatih’in bundan sonra atadığı vezîriâzamların, sonuncusu Karamânî Mehmed Paşa dışında hepsi kul kökenliydi.
İstanbul’un fethi Avrupa’da nasıl karşılandı?
Mehmed II maddesine göre fethin haberi bütün Avrupa’da heyecanla karşılandı. Papa V. Nicolas bütün Hristiyanları Haçlı bayrağı altına çağırdı. Nisan 1454’te Regensburg’daki imparatorluk meclisinde Çanakkale Boğazı’na donanma gönderilmesi önerildi. Fatih ise Haçlıların başlıca desteği olabilecek Venedik’le 18 Nisan 1454’te antlaşma imzaladı. Kolonilerini güvenceye alan Venedik, Haçlı toplantılarına katılmaktan kaçındı.
Haçlılar maddesine göre fetihle Osmanlıların Avrupa’daki üstünlüğü ispatlandı ve Doğu Akdeniz hâkimiyeti Türklerin eline geçti. Papalık yine de vazgeçmedi: 1463’te papanın çabalarıyla Venedik ve Macaristan, Osmanlılara karşı ittifak kurdu. Hazırlanan paylaşma planında eski Bizans topraklarının bir kısmı Rum büyüklerine verilecekti.
Karadeniz ve açık denizler
Fetih, Osmanlıların denizlere bakışını da değiştirdi. Karadeniz maddesine göre Osmanlıların yükselişi ve İstanbul’un fethi, Karadeniz’in bütünüyle bir Türk gölü hâline gelişinin başlangıcı oldu. Fatih Amasra’yı, Sinop’u ve 1461’de Trabzon’u aldı; 1475’te son Ceneviz kolonisi Kefe de ele geçirildi. Osmanlı idaresindeki Karadeniz ticaretinin ana merkezi İstanbul’du. Osmanlılar maddesine göre deniz politikası da açık denizlere çevrildi.
İstanbul’un fethi İslam dünyasında ne anlama geldi?
Müslümanlar için bu şehir asırlık bir hedefti. Kayser maddesi, Buhârî’deki bir hadiste kayserin şehrini ilk kuşatanların bağışlanacağının müjdelendiğini aktarır. Bizans maddesi de fethi başaranların “Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve o ordu ne güzel ordudur” övgüsüne mazhar olduğunu yazar. Fetih, sultana İslam dünyasında büyük bir manevi itibar kazandırdı.
Fethi Memlük sultanına bildiren Arapça fetihnâmeyi Kazasker Molla Gürânî kaleme aldı. Ayasofya, fethin sembolü olarak camiye çevrildi; ilk cuma namazında hutbeyi Akşemseddin okudu. Sahâbi Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin kabrini de Fatih’in isteği üzerine o keşfetti.
Osmanlılar maddesine göre İstanbul’un fethiyle İslam dünyasında merkezî bir yer edinen devlet, dışarıdan âlimleri çekmeyi başardı. Ali Kuşçu gibi Semerkant matematik-astronomi okulunun mensupları Osmanlı ilim hayatını besledi. Fatih, 1463’te Memlük sultanına yazdığı mektupta da alışılmışın dışında ona kendisiyle eşit muamelesi yaptı.
Tartışmalı İddialar: Orta Çağ, Ticaret Yolları ve Rönesans
Orta Çağ 1453’te mi sona erdi?
Türkiye’deki tarih ders kitaplarında İstanbul’un fethi, çoğu zaman Orta Çağ’ı kapatıp Yeni Çağ’ı açan olay olarak anlatılır. Bu bir dönemlendirme tercihidir; tek bir olayın bir çağı bir günde bitirdiği anlamına gelmez. DİA’daki somut karşılığı, Roma’nın iki yarısının yıkılış tarihleridir: Batı 476’da, Doğu 1453’te. Osmanlılar maddesi de II. Mehmed’in tahta çıkışını “imparatorluk çağı”nın, anakronik bir ifadeyle Osmanlı klasik çağının başlangıcı sayar.
Fetih ticaret yollarını kapattı mı?
Yaygın bir anlatıya göre fetih, Doğu ile Batı arasındaki ticaret yollarını kapattı ve Avrupalıları yeni yollar aramaya itti. DİA’daki bilgiler daha karmaşık bir tablo çizer. Mehmed II maddesine göre Fatih, Levant ticaretini baltalamak değil geliştirmek istedi; Arabistan yoluyla Hindistan ticareti de onun devrinde gelişti.
İpek Yolu maddesi, yolun XVI. yüzyılda güvenliğini yitirmesini Doğu Türkistan’daki Moğol toplulukları arasındaki savaşlara bağlar. Portekiz maddesine göre baharat, Vasco da Gama’nın 1498’de Hindistan’a ulaşmasından sonra Ümit Burnu yoluyla taşınmaya başlandı. Keşiflerin sonuçlarını Coğrafi Keşiflerin Osmanlı’ya etkisi yazısında ele aldık.
Bizanslı bilginler Rönesans’ı mı başlattı?
Sık tekrarlanan bir başka iddia, fetihten sonra İtalya’ya kaçan Bizanslı bilginlerin Rönesans’ı başlattığıdır. Bu görüş de temkinle ele alınmalıdır. DİA’nın Papalık maddesi, 1305-1376 ve 1378-1403 yıllarına yayılan Avignon krizini “Rönesans devri” içinde anar; yani dönem 1453’ten önce başlamıştı.
Bilginlerin hepsi de Batı’ya gitmedi. Osmanlılar maddesine göre İstanbul’un fethiyle pek çok Bizanslı bilgin Osmanlılara ilmî ve fikrî katkı sağladı. Etkileşim iki yönlüydü: Venedikli ressam Gentile Bellini, Fatih’in yeni sarayının duvarlarını Rönesans üslubunda fresklerle süsledi.
Sık Sorulan Sorular
1453’te ne oldu?
29 Mayıs 1453’te Osmanlı Sultanı II. Mehmed, Bizans İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u fethetti. Bizans sona erdi, şehir Osmanlı başkenti oldu.
İstanbul’u kim fethetti?
Şehri, Fatih Sultan Mehmed adıyla tanınan II. Mehmed fethetti. 30 Mart 1432’de Edirne’de doğan sultan, fetih sırasında 21 yaşındaydı.
İstanbul’un fethi kaç gün sürdü?
DİA’nın Mehmed II maddesine göre kuşatma 6 Nisan–29 Mayıs 1453 arasında 54 gün sürdü. Bazı araştırmacılar ise fiilî mücadelenin 12 Nisan’da büyük topun ateşlenmesiyle başladığını yazar.
Osmanlılar İstanbul’u daha önce kuşatmış mıydı?
Evet. Yıldırım Bayezid, Musa Çelebi ve II. Murad şehri kuşattı. Haçlı tehdidi, Timur’un saldırısı ve taht kavgaları bu girişimleri sonuçsuz bıraktı.
İstanbul’un fethi neden önemlidir?
Fetih, Doğu Roma İmparatorluğu’na son verdi ve İstanbul’u beş yüzyıl sürecek bir Osmanlı başkentine dönüştürdü. DİA, fethi Osmanlıların imparatorluk devrinin başlangıcı olarak yorumlar.
Sonuç
İstanbul’un fethi, yalnız bir şehrin el değiştirmesi değildi. Doğu Roma İmparatorluğu sona erdi, Osmanlılar imparatorluk devrine girdi ve şehir beş yüzyıl boyunca Osmanlı başkenti oldu. Karadeniz’in bir Türk gölüne dönüşmesi süreci başladı; Avrupa yeni Haçlı planlarıyla karşılık verdi, İslam dünyasında ise Osmanlı itibarı yükseldi. Ticaret yollarının kapandığı ya da Rönesans’ın bu yüzden başladığı gibi iddialar ise temkinle okunmalıdır.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, İstanbul maddesi (Işın Demirkent, Feridun Emecen ve Halil İnalcık’ın bölümleri)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Mehmed II maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Bizans maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Osmanlılar maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Kayser maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Haçlılar maddesi
“1453 İstanbul’un Fethi Neden Dünya Tarihini Değiştirdi?” üzerine 2 yorum