Balkan Savaşları (1912-1913), Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki beş asırlık varlığını büyük ölçüde sona erdiren savaşlardır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre 8 Ekim 1912’de çıkan savaş, siyasi bölünmelerle parçalanmış Osmanlı ordusunu hazırlıksız yakaladı. Selanik, Manastır ve Üsküp kaybedildi; Edirne ise bir kez düşüp yeniden alındı.
Hızlı Özet
- Savaş 8 Ekim 1912’de Karadağ’ın savaş ilanıyla başladı.
- Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ ittifak hâlinde saldırdı.
- Selanik 26 Ekim 1912’de (yeni takvimle 8 Kasım) savaşmadan teslim edildi.
- Edirne 26 Mart 1913’te düştü, 21 Temmuz 1913’te geri alındı.
- Rumeli’den Anadolu’ya büyük göç dalgaları yaşandı.
İçindekiler
- Neden büyük bir kırılmaydı?
- Savaşa giden yol
- Birinci savaş
- Bâbıâli Baskını ve Edirne
- İkinci savaş ve Edirne’nin geri alınması
- Sonuçlar
- Sık sorulan sorular
Balkan Savaşları Neden Büyük Bir Kırılmaydı?
Rumeli, XIV. yüzyıldan beri devletin siyasetinin, askerî gücünün ve iskân düzeninin merkezlerinden biriydi. Edirne, Selanik, Manastır ve Üsküp gibi şehirler devletin Avrupa’daki temel direkleriydi. Edirne, İstanbul’un fethinden önce devletin başkenti olmuştu. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre savaş sonunda Makedonya ve Trakya; Sırbistan, Yunanistan ve Bulgaristan arasında paylaşıldı. Osmanlı Devleti’ne yalnızca İstanbul-Istıranca-Keşan üçgenini kapsayan Doğu Trakya kaldı.
Bu kayıp yalnızca bir harita değişikliği değildi. Devlet, asker kaynağının, vergi gelirinin ve ulaşım hatlarının önemli bir kısmını yitirdi. Yüz binlerce Müslüman, yüzyıllardır yaşadıkları şehirleri terk etmek zorunda kaldı. Bu yüzden Balkan Savaşları, imparatorluğun çözülüş sürecindeki en sert dönemeçlerden biri sayılır.
Savaşa Giden Yol
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız oldu, Bulgaristan ise özerklik kazandı. Ansiklopediye göre bu dönemde Avusturya da Bosna ve Hersek’i işgal etti. Makedonya, sonraki otuz yıl boyunca bölge devletlerinin çekişme alanına dönüştü. Bu savaşların arka planını Osmanlı-Rus savaşları yazısında anlattık.
Balkan Savaşları öncesinde bölge devletleri birbirine yakınlaştı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Makedonya’daki nüfuzunu kaybetmekten korkan bu devletler, Rusya’nın desteğiyle 1912’de bir ittifak kurdu. Bu sırada Osmanlı Devleti, İtalya’nın 1911’de başlattığı Trablusgarp Savaşı ile meşguldü. Ansiklopediye göre İtalya ile barış ancak 18 Ekim 1912’de Uşi’de imzalanabildi. Bu barışta Trablusgarp’tan çok İstanbul’un kurtarılması ön plana çıktı.
Ordudaki siyasi bölünme de büyük bir zaaftı. Ansiklopediye göre savaş, siyasi görüş ayrılıkları yüzünden parçalanmış orduyu hazırlıksız yakaladı. Seferberlik, ulaşım ve komuta birliği konusundaki eksiklikler ilk günlerden itibaren hissedildi. Redif birliklerinin eğitimi de yetersizdi. Milliyetçiliğin yükselişini Fransız İhtilali’nin etkileri yazısında ele aldık.
Birinci Balkan Savaşı Nasıl Geçti?
Savaş 8 Ekim 1912’de Karadağ’ın savaş ilanıyla başladı; Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan da kısa sürede katıldı. Osmanlı ordusu dört cephede birden savaşmak zorunda kaldı. Doğu Trakya’da Kırkkilise ve Lüleburgaz, Makedonya’da Kumanova ve Manastır yenilgileri savunmayı çökertti. Ordu, İstanbul’un son savunma hattı olan Çatalca’ya kadar çekildi.
Bulgar ordusunun Kasım 1912’deki Çatalca saldırıları ise geri püskürtüldü. Bu direniş başkenti kurtardı. Ancak Çatalca hattında baş gösteren kolera salgını orduyu ağır biçimde etkiledi. Batıda ise Sırp ordusu Ekim 1912’de Üsküp’e girdi. Yanya Mart 1913’te Yunanlılara, İşkodra ise Nisan 1913’te Karadağ’a teslim oldu.
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Yunan ordusu güneyden, Bulgar ordusu kuzeyden Selanik’e yürüdü. Vali Hasan Tahsin Paşa şehri 26 Ekim 1912’de, yeni takvimle 8 Kasım’da, savaşmadan Yunanlılara bıraktı. Ansiklopediye göre Yunan ordusu şehre girdiğinde Kanuni döneminden kalma büyük burcun kitabesini parçaladı. Selanik’in kaybı kamuoyunda derin bir sarsıntı yarattı.
Ansiklopediye göre Selanik 1912’ye kadar çok kültürlü ve kozmopolit bir şehirdi. XIX. yüzyılda imparatorluğun en modern şehirlerinden biri sayılıyordu. Mustafa Kemal de bu şehirde doğmuştu.
Ansiklopediye göre bu kötü sonuçlar Gazi Ahmed Muhtar Paşa hükümetini istifaya zorladı. Yerine 29 Ekim 1912’de Kıbrıslı Kâmil Paşa kabinesi kuruldu. Arnavutluk da Sırbistan’ın eline düşmemek için 28 Kasım 1912’de Avlonya’da bağımsızlığını ilan etti.

Bâbıâli Baskını ve Edirne’nin Düşüşü
Ansiklopediye göre Londra’daki barış görüşmeleri Edirne ve Adalar meselesi yüzünden tıkandı. Büyük devletler 17 Ocak 1913’te verdikleri notayla Edirne’nin Bulgaristan’a bırakılmasını istedi. İttihatçılar, hükümetin Edirne’yi terk etmek üzere olduğunu öne sürerek harekete geçti. Ansiklopediye göre 23 Ocak 1913’te Enver ve Talat beylerin öncülüğünde Bâbıâli basıldı, Harbiye Nazırı Nâzım Paşa öldürüldü ve Kâmil Paşa istifaya zorlandı. Sadrazamlığa Mahmud Şevket Paşa getirildi.
Ancak bu darbe Edirne’yi kurtaramadı. Balkan Savaşları sırasında şehir, Şükrü Paşa komutasında yaklaşık beş ay süren bir kuşatmaya direndi. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre top ateşine tutulan Edirne, 26 Mart 1913’te Bulgarlar tarafından işgal edildi. Ansiklopediye göre Mayıs 1913’te imzalanan Londra Antlaşması ile Makedonya bütünüyle kaybedildi. Antlaşmayla Midye-Enez hattının batısı bölge devletlerine bırakıldı.
İkinci Balkan Savaşı ve Edirne’nin Geri Alınması
Kazandıkları toprakları paylaşamayan bölge devletleri bu kez birbirine düştü. Ansiklopediye göre Yunanistan, Sırbistan ve Romanya birleşerek Bulgaristan’ı yendi. Osmanlı ordusu bu fırsattan yararlandı ve Edirne’yi 21 Temmuz 1913’te geri aldı. Harekâtta Enver Bey öne çıktı ve bu başarı kamuoyunda büyük moral etkisi yarattı. Art arda gelen yenilgilerden sonra Edirne’nin geri alınması, toplumda bir umut ışığı oldu.
Osmanlı Devleti, 10 Ağustos 1913’te imzalanan Bükreş Antlaşması’nın tarafı değildi. Ansiklopediye göre bu antlaşmayla Makedonya’nın büyük kısmı Yunanistan ve Sırbistan’a geçti. Yunanistan, merkezi Selanik olan Ege Makedonyası’nı aldı; Romanya ise Bulgaristan’dan Güney Dobruca’yı kazandı. Osmanlı ile Bulgaristan arasındaki İstanbul Antlaşması (29 Eylül 1913) ile de Edirne ve Kırklareli Osmanlı’da kaldı ve Meriç nehri sınır kabul edildi.
Yunanistan ile Kasım 1913’te Atina’da, Sırbistan ile de 1914’te İstanbul’da barış antlaşmaları imzalandı. Kırklareli’nin eski adı Kırkkilise’ydi; savaşın ilk büyük meydan muharebelerinden biri burada yapılmıştı. Arnavutluk’un bağımsızlığı ise devletin Adriyatik kıyısıyla bağlantısını tamamen kesti.

Balkan Savaşları’nın Sonuçları
Balkan Savaşları’nın en ağır sonucu göçtü. Rumeli’den Anadolu’ya ve Doğu Trakya’ya yüz binlerce Müslüman muhacir akın etti. Türkler, Arnavutlar, Boşnaklar ve Pomaklar savaş, baskı ve açlık yüzünden yerlerini terk etti. Anadolu şehirlerinde muhacir mahalleleri kuruldu; devlet, iskân ve iaşe sorunlarıyla uğraşmak zorunda kaldı. Göç edenlerin bir kısmı Anadolu’nun boş arazilerine yerleştirildi.
Rumeli’den gelen muhacirlerin acı hatıraları, sonraki kuşakların tarih anlayışını da derinden etkiledi. Bu hatıralar, Rumeli kaybının yalnızca devletin değil, ailelerin de tarihi olduğunu gösterir.
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Edirne’nin nüfusu XX. yüzyıl başında 87.000 kadardı; savaşlar ve işgaller sonrasında 1927’de 34.528’e düştü. Ansiklopediye göre 1912-1913 savaşı, şehirde bıraktığı acılar ve eski eserlerdeki tahribat bakımından önceki işgali de aştı.
Siyasi sonuçlar da ağırdı. Bâbıâli Baskını ile İttihat ve Terakki yönetimde belirleyici hâle geldi. Mahmud Şevket Paşa’nın Haziran 1913’te suikastle öldürülmesinden sonra İttihatçılar iktidara tamamen yerleşti. Farklı unsurları ortak vatandaşlık fikri etrafında tutmayı amaçlayan Osmanlıcılık büyük yara aldı. Türkçülük ve İslamcılık gibi akımlar güçlendi; bu akımları fikir akımları yazısında ele aldık.
Askerî açıdan savaş, ordunun komuta, lojistik ve eğitim zaaflarını açıkça gösterdi. Bu yüzden Birinci Dünya Savaşı öncesinde Alman askerî heyetiyle yürütülen reformlar önem kazandı. Ordu, 1914’e kadar yeniden teşkilatlandırılmaya çalışıldı. Ancak devlet bu yaraları saramadan 1914’te dünya savaşına girdi. Çöküş sürecini Osmanlı Devleti ne zaman ve neden yıkıldı yazısında anlattık.
Sık Sorulan Sorular
Balkan Savaşları ne zaman oldu?
Birinci savaş 8 Ekim 1912’de başladı ve Mayıs 1913’teki Londra Antlaşması’yla bitti. İkinci savaş Haziran-Ağustos 1913 arasında yapıldı.
Balkan Savaşları’nda Osmanlı’ya kimler saldırdı?
Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ ittifak hâlinde saldırdı.
Edirne ne zaman geri alındı?
Şehir 21 Temmuz 1913’te, ikinci savaş sırasında geri alındı.
Londra Antlaşması ne zaman imzalandı?
Antlaşma 30 Mayıs 1913’te imzalandı ve Midye-Enez hattı sınır kabul edildi.
Selanik nasıl kaybedildi?
DİA’ya göre Vali Hasan Tahsin Paşa şehri 26 Ekim 1912’de savaşmadan Yunanlılara bıraktı.
Sonuç
Balkan Savaşları, Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki asırlık varlığını büyük ölçüde sona erdirdi. Selanik ve Makedonya kaybedildi, Edirne ise ancak ikinci savaşta geri alınabildi. Kitlesel göçler, Bâbıâli Baskını ve Osmanlıcılığın zayıflaması bu yenilginin derin sonuçlarıdır. Bu yüzden Balkan Savaşları, imparatorluğun son dönemini belirleyen en büyük kırılmalardan biridir.
“Balkan Savaşları Osmanlı İçin Neden Büyük Bir Kırılmaydı?” üzerine 4 yorum