Osmanlı-Rus Savaşları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Osmanlı-Rus savaşları, XVI. yüzyıldaki ilk çatışmalardan I. Dünya Savaşı’na kadar süren uzun bir mücadeledir. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Rusya’nın en başta gelen hedefi Karadeniz’e açılmaktı. Rusya, 1768-1774 savaşı ve Küçük Kaynarca Antlaşması’yla başlayan dönemde Ortodoksların hâmisi rolünü üstlendi. Bu da iki devletin rekabetini Şark Meselesi’ne dönüştürdü.

Hızlı Özet

  • İlk silahlı karşılaşma 1569’daki Ejderhan seferidir.
  • İki devlet arasındaki ilk resmî barış 1681’de Bahçesaray’da yapıldı.
  • Rus ordusu 1711 Prut seferinde ağır bir yenilgiye uğradı.
  • Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) ile Kırım bağımsız oldu, Rusya 1783’te Kırım’ı ilhak etti.
  • Kars, Ardahan ve Batum, 1877-1878 savaşından sonra Rusya’ya bırakıldı.

İçindekiler

Osmanlı-Rus Savaşlarının Temel Sebebi Nedir?

TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Karadeniz’e çıkmak Rusya için hayati bir konuydu. Ansiklopedi bunu bir saplantıdan çok, sıcak denizlere kapalı bir coğrafyanın zorunluluğu olarak açıklar. Karadeniz’de yabancı bir kayığın bile dolaşmasını istemeyen Osmanlılar için ise durum tam tersiydi. Bu çelişki iki büyük gücü yüzyıllar boyunca karşı karşıya getirdi. Rekabet zamanla Kafkasya ve Balkanlara da yayıldı.

Zamanla din de bu rekabetin parçası oldu. Ansiklopediye göre Rusya, Küçük Kaynarca’dan sonra Osmanlı topraklarındaki Ortodoksların koruyucusu ve Slav halkların kurtarıcısı rolünü üstlendi. Balkanlar’daki isyanları destekledi. Güçlenen Rusya’nın bu mirası paylaştırma siyaseti, literatüre Şark Meselesi adıyla geçti.

İlk Karşılaşmalar: Ejderhan ve Çehrin

Rusların 1552’de Kazan’ı, 1556’da Astarhan’ı alması dikkatleri kuzeye çekti. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Terek boyuna kadar sokulan Ruslar, Türkistan’dan gelen tüccar ve hacılara da rahatsızlık veriyordu. Bu durum 1569’da “Ejderhan seferi” denilen harekâta yol açtı. Ansiklopediye göre bu ilk ilan edilmemiş savaşın sonunda Rusya Terek boyundan uzak durmak zorunda kaldı.

Ansiklopediye göre Kırım Hanı Devlet Giray ile Çar IV. İvan, İstanbul’un gücünün bölgeye kalıcı olarak yerleşmesini istemediği için aynı çizgide buluştu. Don ile Volga’yı birleştirecek kanal projesi de bu yüzden sonuçsuz kaldı.

Ansiklopediye göre XVII. yüzyılda Kazak meselesi yüzünden 11 Nisan 1678’de iki devlet arasında savaş çıktı. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Rus himayesine geçen Ukrayna Kazaklarının merkezi Çehrin’i 21 Ağustos 1678’de aldı. İki devlet arasındaki ilk resmî barış, 13 Şubat 1681’de Bahçesaray’da yirmi yıllık bir mütareke olarak yapıldı.

Azak Kalesi ve Prut Seferi

TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Kazaklar 1637’de Azak Kalesi’ni ele geçirip Rusya’ya devretmek istemiş, ancak Rusya henüz açık bir çatışmayı göze alamamıştı.

Rusya, 1683-1699 savaşları sırasında Osmanlılara karşı kurulan ittifaka katıldı. Voronej Tersanesi’nde yapılan gemiler ve ağır toplarla Azak Kalesi’ni 6 Ağustos 1696’da ele geçirdi. 1700 İstanbul Antlaşması ile kaleyi elinde tuttu. Ansiklopediye göre Rus elçisini taşıyan bir savaş gemisi de ilk kez İstanbul önlerine geldi.

Durum 1711’de değişti. Ansiklopediye göre Poltava’da yenilen İsveç Kralı Demirbaş Şarl’ın padişahın topraklarına sığınması ve Çar Deli Petro’nun siyaseti yeni bir savaşa yol açtı. Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa, Prut kıyısında Rus ordusunu sıkıştırdı.

Ansiklopediye göre Rusya, Prut’taki ağır yenilgisinden sonra yapılan barışta Azak Kalesi’ni iade etmeyi taahhüt etti. Ancak bu sözünü yerine getirmekten kaçındı ve kaleyi ancak 1713 Edirne Antlaşması’yla teslim etti. Ansiklopediye göre 1736-1739 savaşından sonra yapılan Belgrad Antlaşması ise Azak’ın yıkılmasını ve bölgenin “boş arazi” sayılmasını öngördü.

Kale önünde sancaklarıyla toplanmış Osmanlı ordusunu ve komutanlarını gösteren yağlıboya tablo

1768-1774 Savaşı ve Küçük Kaynarca

TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Eylül 1768’de ilan edilen savaş, haklı sebeplere dayansa da gerekli hazırlık yapılmadan başlatıldı. Ruslar kısa sürede Kırım’ı istila etti, Eflak ve Boğdan’ı işgal ederek Tuna’ya kadar ilerledi. Baltık’tan gelen Rus donanması da Çeşme’de Osmanlı donanmasına ağır bir darbe vurdu. Ansiklopedi ordunun kötü yönetimini, disiplinsizliği ve iaşe sorunlarını genel bir çözülmenin işaretleri olarak sayar.

Savaş 21 Temmuz 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile bitti. Kırım bağımsız oldu, Kılburun, Yenikale ve Kerç kaleleri Rusya’ya bırakıldı. Rus hacılarının kutsal yerleri serbestçe ziyaret etmesi de kabul edildi. Ansiklopediye göre Rusya’ya Beyoğlu’nda bir Ortodoks kilisesi yapma ve onu himaye etme izni verildi. Ansiklopedi, Rusların sonradan bu maddeleri bütün Ortodokslar üzerinde himaye hakkı gibi yorumlamasının kasıtlı bir çarpıtma olduğunu belirtir.

Kırım’ın Kaybı ve XIX. Yüzyıl

Ansiklopediye göre Rusya, Kaynarca ile bağımsız hâle getirdiği Kırım’ı 1783’te ilhak etti. Bu durumu kabul etmeyen Osmanlı Devleti, 1787-1792 arasında Rusya ve Avusturya ile yeniden savaştı. Savaş Ocak 1792’de Yaş Antlaşması ile bitti ve Kırım’ın ilhakı kesin olarak tanındı.

Napolyon’un Mısır’ı işgali iki devleti kısa bir süre müttefik yaptı ve Rus savaş gemileri ilk kez Boğazlardan geçti. Ansiklopediye göre Rusların Rumları isyana teşvik etmesi bu dostluğu bitirdi ve 1806’da savaş yeniden başladı. Savaşı bitiren 1812 Bükreş Antlaşması ile Besarabya Rusya’ya geçti ve Sırplara özerklik verilmesi kabul edildi. Rus ordusu 1828-1829 savaşında Edirne’ye kadar geldi; 14 Eylül 1829 Edirne barışı ağır bir savaş tazminatı öngördü ve küçük bir Yunan devletinin kurulmasını sağladı.

Kırım Savaşı (1853-1856)

TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Kırım Savaşı, Mukaddes Makamlar meselesi bahanesiyle Şark’taki siyasi nüfuz mücadelesinden doğdu. Bu kez İngiltere ve Fransa, Rusya’ya karşı Osmanlı Devleti’nin yanında yer aldı. Ansiklopediye göre savaşı bitiren 1856 Paris Antlaşması, Rusya’nın Avrupa’daki üstünlüğüne son verdi. Ancak Rusya, 1870-1871 Fransa-Prusya Savaşı’ndan sonra bu antlaşmanın kendisini bağlayan hükümlerinden kurtuldu.

Doksanüç Harbi (1877-1878)

TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Rusya, Paris Antlaşması’ndan sonra panslavizm siyasetiyle Balkanlardaki Slavlar üzerindeki faaliyetlerini artırdı. Hersek ve Bulgar isyanlarını kullanarak Osmanlı Devleti’ni Avrupa’da yalnız bırakmaya çalıştı. İstanbul Konferansı’nın bağımsızlığa aykırı tekliflerinin reddedilmesinden sonra Rusya 24 Nisan 1877’de savaş ilan etti. Rumi takvimde 1293 yılına denk geldiği için savaş Doksanüç Harbi diye anılır.

Ansiklopediye göre Osman Paşa 18 Temmuz’da Plevne’ye gelerek bu mevkii geri aldı ve Rus saldırılarına karşı direndi. Doğu Anadolu’da ise Ruslar 30 Nisan’da Doğubayazıt’ı ele geçirdi. Rus ordusu sonunda Yeşilköy’e kadar geldi ve 3 Mart 1878’de Ayastefanos Antlaşması imzalandı. Ansiklopediye göre kuvvetlerin geniş alana yayılması, kumandanlar arasındaki irtibatsızlık ve harekâtın İstanbul’dan yönetilmesi yenilgide etkili oldu. Bu dönemin iç siyasetini II. Abdülhamid dönemi yazısında ele aldık.

Avrupa devletleri Ayastefanos’a karşı çıkınca 13 Temmuz 1878’de Berlin Antlaşması imzalandı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Kars, Ardahan ve Batum, savaş tazminatının bir kısmına karşılık Rusya’ya bırakıldı; Doğubayazıt ve Eleşkirt vadisi ise geri alındı. Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız oldu, Bosna ve Hersek’i Avusturya işgal etti.

Savaşların Sonuçları

  • Karadeniz bir Türk gölü olmaktan çıktı ve Rusya güney kıyılarına yerleşti.
  • Kırım Hanlığı önce bağımsız oldu, ardından Rusya’ya katıldı.
  • Rusya, Ortodoksların hâmisi rolüyle iç işlere karışma imkânı buldu.
  • Balkan halkları Rus desteğiyle birer birer bağımsızlık kazandı.
  • Kafkasya’da ve Doğu Anadolu’da sınırlar geriledi.

Rusya ile mücadele XX. yüzyılda da sürdü. Bu dönemin Balkan cephesini Balkan Savaşları, doğu cephesini ise Kafkas Cephesi’nin açılma nedenleri yazısında anlattık.

Sık Sorulan Sorular

Osmanlı ile Rusya kaç kez savaştı?

Kaynaklar farklı sayılar verir. Çatışmalar XVI. yüzyıldaki Ejderhan seferinden I. Dünya Savaşı’na kadar aralıklarla sürdü.

Osmanlı-Rus savaşlarının en ağır sonuçlusu hangisidir?

Kırım’ın kaybına yol açan 1768-1774 savaşı ile Balkanlarda büyük toprak kayıplarına neden olan 1877-1878 savaşı en ağır sonuçlu olanlardır.

Küçük Kaynarca Antlaşması ne zaman imzalandı?

21 Temmuz 1774’te imzalandı. Kırım bu antlaşmayla bağımsız oldu.

Doksanüç Harbi neden bu adla anılır?

Savaş Rumi takvimde 1293 yılına denk geldiği için bu adı aldı.

Prut Seferi’nde ne oldu?

1711’de Rus ordusu Prut’ta ağır bir yenilgiye uğradı ve Rusya Azak Kalesi’ni geri vermeyi kabul etti.

Sonuç

Osmanlı-Rus savaşları, Rusya’nın Karadeniz’e inme isteği ile Osmanlıların bu denizi koruma kararının çatışmasından doğdu. Prut’taki başarıya rağmen XVIII. yüzyılın ikinci yarısında denge Rusya lehine döndü. Küçük Kaynarca ve Kırım’ın ilhakı, Rusya’ya hem toprak hem de Ortodokslar üzerinden nüfuz kazandırdı. 1877-1878 savaşıyla gelen kayıplar ise imparatorluğun çözülmesini hızlandırdı.

Kaynaklar

“Osmanlı-Rus Savaşları Hakkında Bilinmesi Gerekenler” üzerine 3 yorum

Yorum yapın