Miryokefalon ve Kösedağ Savaşları Neden Zıt Sonuçlar Doğurdu?

Miryokefalon ve Kösedağ savaşları, Anadolu Selçuklu tarihinin iki zıt ucudur. 1176’da II. Kılıcarslan, araziyi ustaca kullanıp Bizans ordusunu dar bir geçitte yok etti. 1243’te ise II. Gıyâseddin Keyhusrev, deneyimli devlet adamlarını dinlemeyip Moğol tuzağına düştü. Bu yazıda iki savaşı liderlik, strateji ve sonuçlarıyla karşılaştırıyoruz.

Hızlı Özet

  • Miryokefalon Savaşı 17 Eylül 1176’da Bizans’a karşı kazanıldı.
  • Kösedağ Savaşı 1243 yılının temmuz ayında Moğollara karşı kaybedildi.
  • İlk savaşta sultan araziyi kullandı; ikincisinde elindeki avantajlı mevziyi bıraktı.
  • 1176 zaferi, Bizans’ın Anadolu’yu geri alma umudunu bitirdi.
  • Kösedağ, Anadolu Selçuklularını Moğollara vergi veren bir devlete dönüştürdü.

İçindekiler

Miryokefalon ve Kösedağ Neden Zıt Sonuçlar Doğurdu? Kısa Cevap

İki savaşta da Anadolu Selçuklu Devleti büyük bir orduyla karşı karşıya kaldı. Sonuçları belirleyen asıl fark, sultanların kararları oldu. II. Kılıcarslan düşmanı yıpratıp seçtiği bir geçitte bekledi. II. Gıyâseddin Keyhusrev ise savunmaya en uygun yerde durmak yerine ordusunun seçkin birliklerini ovaya indirdi.

Miryokefalon ve Kösedağ arasındaki fark, sonuçlarda da açıkça görülür. Birincisi Anadolu’nun Türk yurdu olmasını kesinleştirdi. İkincisi ise devletin bağımsızlığını kaybetmesine yol açtı.

Miryokefalon ve Kösedağ: dar geçitte Bizans ordusuna yamaçlardan saldıran Selçuklu süvarileri tasviri

1176: Bizans Neden Konya’ya Yürüdü?

II. Kılıcarslan, 1174’te Nûreddin Mahmud’un ölümünden sonra Dânişmendli topraklarını ele geçirdi. Böylece Anadolu’da rakipsiz bir güce dönüştü. Türkmen akınları Denizli, Bergama ve Edremit’e kadar uzanıyordu.

Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos bu durumdan rahatsızdı. Türklerin yıktığı Dorylaion (Eskişehir yakınları) ve Sublaion (Homa) kalelerini yeniden yaptırdı. Sultanın antlaşmayı yenileme tekliflerini reddetti ve Konya’yı bizzat almaya karar verdi. Amacı hem Anadolu’da Bizans hâkimiyetini yeniden kurmak hem de Kudüs yolunu açmaktı.

Manuel 1176 ilkbaharında Anadolu’ya geçti. Ordusunda Fransız, Alman, İngiliz, Macar, Sırp, Gürcü, Kuman ve Peçenek birlikleri vardı. Müttefiklerin gecikmesi yüzünden ancak yaz aylarında yola çıkabildi.

Tzibritze Geçidi’nde Ne Oldu?

Bizans ordusu güneye inerek Alaşehir, Denizli, Honaz, Dinar ve Uluborlu üzerinden harap durumdaki Miryokefalon Kalesi’ne doğru ilerledi. Selçuklu kuvvetleri bu sırada yolları tutuyor, baskınlarla düşmanı yıpratıyordu. Ekinler ve otlar tahrip edildi, su kaynakları kirletildi. Çıkan hastalıklar yüzünden pek çok Bizans askeri öldü.

Kılıcarslan imparatora bir kez daha barış teklif etti. Manuel, kumandanlarının uyarısına rağmen savaşmakta ısrar etti. Bunun üzerine sultan, ordusunu Eğirdir Gölü’nün kuzeyindeki Tzibritze Geçidi’nin en dar yerine yerleştirdi. Savaşın tam yeri bugün de tartışmalıdır; Düzbel, Gelendost, Kumdanlı ve Çivril gibi yerler öne sürülür.

Bütün ağırlıklarıyla geçide giren Bizans ordusu, yamaçlarda mevzilenmiş Türklerin ani saldırısıyla karşılaştı. Türk birlikleri geçidi kapatınca çıkış yolu bulamayan ordu paniğe kapıldı. Akşama kadar süren saldırılar sonunda Bizans ordusu tamamen dağıtıldı (17 Eylül 1176). İmparator muhafızlarının desteğiyle güçlükle kurtulabildi.

Yenilen Manuel barış istedi. Kılıcarslan, Sublaion ve Dorylaion kalelerinin yıkılması ve 100.000 altın ödenmesi şartıyla barışı kabul etti. Bu kadar büyük bir zaferden sonra neden bu kadar sade şartlara razı olduğu bilinmemektedir.

Manuel İstanbul’a dönerken Sublaion’u yıktı, ama Dorylaion’a dokunmadı. Kılıcarslan buna Menderes bölgesine 24.000 kişilik bir birlik göndererek karşılık verdi. Sultan halifeye ve komşu hükümdarlara zafernâmeler yolladı; zafer İslâm ülkelerinde bayram sevinciyle kutlandı. İmparator ise papalık nezdinde itibarını kaybetti.

1243: Kösedağ’a Giden Yol

Miryokefalon ve Kösedağ arasındaki yetmiş yılda tablo bambaşka bir hâl aldı. Anadolu Selçuklu Devleti en geniş sınırlarına ulaşmış, en zengin dönemini yaşıyordu. Ancak tahtta II. Gıyâseddin Keyhusrev gibi zayıf bir hükümdar vardı.

1240’taki Babaîler İsyanı, ancak Erzurum’da Moğollara karşı tutulan doğu ordusu geri çağrılarak bastırılabildi. Bu durum, devletin dışarıdan göründüğü kadar güçlü olmadığını Moğollara gösterdi. Moğolların batı ordusu kumandanı Curmagun Noyan’ın görevlendirdiği Baycu Noyan, 1242 sonunda Erzurum’u alıp halkını kılıçtan geçirdi. Erzurum’un yağmalanması Selçuklu halkı arasında derin bir üzüntü ve korku yarattı.

Sultan, tabi devletlerden para karşılığı asker istedi. Halep’teki Eyyûbîler dışındakiler parayı aldı ama asker göndermedi. İbn Bîbî’ye göre Kayseri’de toplanan Selçuklu ordusu 70.000 kişiydi. Moğol ordusunun ise 30.000 kişi olduğu kaydedilir.

Kösedağ’da Ne Oldu?

Tecrübeli devlet adamları, erzak ve silah dolu Sivas’ı arkaya alarak mevzilenmeyi önerdi. Geçitlerin tutulmasını da istediler. Sultan ise çevresindeki genç kumandanları dinleyip ileri gidilmesini emretti. Ordu, Sivas’ın 80 kilometre kuzeydoğusundaki Kösedağ yükseltisine vardı.

Burası, Erzincan yönünden gelecek bir orduyu durdurmak için en uygun yerdi. Deneyimli kumandanlar ovaya inilmemesini savundu. Kaynaklara göre genç kumandanlar, 20.000 kişilik seçkin bir kuvvetin Moğolları yenmeye yeteceğine sultanı ikna etti. Ertesi gün bu birlik ovaya inip saldırıya geçti.

Moğollar bilinen sahte kaçış ve çevirme taktiğini uyguladı. Selçuklu seçkin birliği neredeyse tamamen yok edildi. Dağdaki ana kuvvet de yardıma gönderilmedi. İbn Bîbî’ye göre savaş 1 Temmuz 1243’te oldu.

Gece bastırınca sultan kıyafet değiştirip mücevherleriyle Tokat’a kaçtı. Sabah sultanın ve kumandanların kaçtığını anlayan ana ordu da dağıldı. Moğollar, bunun bir hile olduğunu düşünüp iki gün bekledi. Kaynaklar ele geçen ganimetin 300 deve yükü altın ve kırk araba zırh olduğunu yazar.

Miryokefalon ve Kösedağ: İki Savaşı Ayıran 5 Fark

Miryokefalon ve Kösedağ savaşlarını yan yana koymak, aynı devletin neden bir kez zafer kazanıp bir kez yıkıldığını açıklar. Farklar beş başlıkta toplanabilir.

1. Liderlik

Kılıcarslan, tecrübeli bir hükümdar olarak savaştan önce bile barış teklifiyle zaman kazanmaya çalıştı. Keyhusrev ise deneyimli devlet adamlarının uyarılarını bir kenara bıraktı.

2. Arazinin kullanımı

1176’da Türkler geçidin yamaçlarını tuttu ve düşmanı dar bir yere hapsetti. Kösedağ’da ise savunmaya elverişli yükseltide durmak yerine seçkin birlikler ovaya indirildi.

3. Düşmanı yıpratmak

1176’da Bizans ordusu savaştan önce aç, susuz ve hasta bırakıldı. 1243’te ise Selçuklular, Moğolların taktiğini tanımadan doğrudan saldırıya geçti.

4. Devletin iç durumu

Kılıcarslan Anadolu’daki rakiplerini yeni yenmiş, birliği sağlamıştı. Keyhusrev’in devleti ise Babaî İsyanı’yla sarsılmış, tabi devletlerden de destek alamamıştı.

5. Savaş sonrası davranış

Kılıcarslan zaferin ardından sınırlarını güvenceye aldı. Keyhusrev ise yenilgiden sonra önce Tokat’a, sonra Antalya’ya ve Menderes kıyılarına kaçtı; ülke Moğol yağmasına açık kaldı.

Sonuçlar: Biri Kapıyı Açtı, Öteki Kapattı

1176 zaferi, Anadolu’nun Türkleşmesi açısından bir dönüm noktasıdır. Bizanslılar Malazgirt yenilgisinden beri Anadolu’yu geri alabileceklerini umuyordu. Bu umut 1176’da tamamen yok oldu ve Bizans savunmaya çekildi. Ege kıyıları dışında Anadolu’da hâkimiyet Türklere geçti.

Kösedağ’ın sonuçları ise ağırdı. Moğollar Sivas, Kayseri ve Erzincan’ı yağmaladı. Sultanın annesi Mahperi Hatun, Halep’e giderken Ermenilerce yakalanıp Moğollara teslim edildi; ancak barıştan sonra geri gönderildi. Vezir Mühezzebüddin Ali değerli armağanlarla Moğol karargâhının bulunduğu Mugan’a gidip barış istedi.

Yapılan barışa göre Selçuklular her yıl 3.600.000 dirhem, 10.000 koyun, 1.000 sığır ve 1.000 deve verecekti. Batu Han, tabiliğin işareti olarak sultana ok, yay, kılıç ve börk gönderdi. Ortadoğu’nun en güçlü devleti böylece tabi bir devlete dönüştü; ağırlaşan vergi devleti ve halkı yoksullaştırdı. Yine de barış haberi o günlerde Anadolu’da sevinçle karşılanmış, Konya’ya dönen sultan veziri törenle karşılamıştı.

Miryokefalon ve Kösedağ, aynı devletin yetmiş yıl arayla yaşadığı iki zıt kaderi gösterir. Selçuklu savaşlarının genel tablosu için Selçuklu savaşları ve Büyük Selçuklu’nun yaptığı savaşlar yazılarımıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Miryokefalon ve Kösedağ savaşlarının ortak özelliği nedir?

İkisi de Anadolu Selçuklu Devleti’nin geleceğini belirleyen büyük meydan savaşlarıdır. İkisinde de karşı taraf büyük bir orduyla Anadolu’ya girmişti.

Miryokefalon ve Kösedağ savaşlarının farkı nedir?

Miryokefalon 1176’da Bizans’a karşı kazanıldı ve Anadolu’nun Türk yurdu olmasını kesinleştirdi. Kösedağ ise 1243’te Moğollara karşı kaybedildi ve Selçukluları Moğollara tabi kıldı.

Kösedağ Savaşı neden kaybedildi?

Sultan deneyimli devlet adamlarını dinlemedi, savunmaya uygun yükseltiyi bırakıp seçkin birlikleri ovaya indirdi. Moğolların sahte kaçış ve çevirme taktiği bu birlikleri yok etti.

Sonuç

Miryokefalon ve Kösedağ, aynı coğrafyada aynı devletin yaşadığı zaferle bozgunun karşılaştırmalı bir dersidir. Kılıcarslan’ın sabrı, düşmanı yıpratması ve araziyi kullanması 1176’da Anadolu’nun kaderini belirledi. Keyhusrev’in aceleci kararları ise 1243’te devleti Moğol tabiliğine sürükledi.

Kaynaklar

Yorum yapın