Osmanlı’da eğitim sistemi, çocukların ilk derslerini aldığı sıbyan mekteplerinden âlim yetiştiren medreselere ve yönetici yetiştiren Enderun’a uzanan katmanlı bir yapıydı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre XVIII. yüzyılın sonlarından itibaren bu yapının yanına mühendishâneler, rüşdiyeler, idâdîler ve Dârülfünun gibi Batı tarzı okullar eklendi.
Hızlı Özet
- İlk eğitim sıbyan mekteplerinde, genellikle dört ile altı yaş arasında başlardı.
- İlk medreseyi Orhan Gazi 1331’de İznik’te kurdu.
- Fâtih’in Sahn-ı Semân’ı ve Kanûnî’nin Süleymaniye medreseleri eğitimin zirvesiydi.
- Enderun, devşirme yoluyla alınan yetenekli gençleri devlet hizmetine hazırlardı.
- Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun 1775’te, Dârülfünûn-ı Şâhâne 1900’de açıldı.
- Medreseler 1924’te Tevhîd-i Tedrîsat Kanunu ile kapatıldı.
İçindekiler
- Eğitimin kademeleri
- Sıbyan mektepleri
- Medreseler
- Enderun
- Batı tarzı okullar
- Zorunlu eğitim
- Eğitim dili
- Sık sorulan sorular
Osmanlı Eğitim Sistemi Nasıl Kademelenirdi?
Eğitim, mahalle ölçeğinde açılan sıbyan mekteplerinde başlardı. Burada okuma yazma ve temel dinî bilgileri öğrenen çocukların bir kısmı medreseye devam ederdi. Medrese, Osmanlı ilmiye teşkilatına müderris, kadı ve müftü yetiştiren kurumdu. Sarayın Enderun bölümü ise devlet için yönetici ve komutan yetiştiren ayrı bir mektepti.
Mektep ve medreselerin çoğu vakıf gelirleriyle ayakta dururdu. Binaların bakımı, hocaların maaşları ve talebenin ihtiyaçları vakfiyelerde belirlenen gelirlerden karşılanırdı. Bu düzenin nasıl işlediğini vakıf sistemi yazımızda anlattık. Konuyla ilgili aşağıdaki videoyu da izleyebilirsiniz.
Sıbyan Mektepleri: İlk Eğitim
Âmin Alayı ve Okula Başlama
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre sıbyan mekteplerine başlama yaşı dört ile altı arasındaydı. Anadolu’da çocuklar daha çok dört yaşında okula verilirdi. İstanbul’da ise beş-altı yaşlarında başlanırdı.
Okula başlayan çocuklar için âmin alayı, bed’-i besmele cemiyeti veya mektep cemiyeti denilen törenler düzenlenirdi. Okul çağındaki çocuklar evlerinden toplanır, kalabalık bir alayla mektebe dönülürdü. Avluda ilâhiler okunur, dualar edilirdi.
Mektepte Neler Okutulurdu?
Tanzimat’ın ilânı arifesinde sıbyan mekteplerinde elifbâdan başlayarak Kur’an, yazı, ilmihal ve hesap okutulurdu. Programa sonraları tarih ve coğrafya da eklendi. Ansiklopediye göre 1846’da dört yıllık eğitim veren bu mekteplerde tecvid, Türkçe ve ahlak risaleleri de okutuluyordu. Öğrencilere sülüs ve nesih yazılar da öğretilirdi.
Mektep Hocaları Kimlerdi?
Sıbyan mekteplerinin hocaları genellikle medrese mezunuydu. Çoğu cami ve mescitlerde imamlık ya da müezzinlik yapardı. Kız çocuklarına mahsus mekteplerde ise Kur’an bilen, temel risaleleri okumuş yaşlı kadınlar ders verirdi. Ansiklopediye göre 1868’de bu mekteplere hoca yetiştirmek için İstanbul’da bir dârülmuallimîn-i sıbyân açıldı.
Medreseler: Osmanlı’da Yükseköğretim
İznik’ten Süleymaniye’ye
Ansiklopediye göre Osmanlı Beyliği’nde ilk medrese, Orhan Gazi’nin 1331’de kurduğu İznik Medresesi’dir. İznik Orhaniyesi adıyla da bilinen bu medresenin ilk müderrisi, Mısır’da yetişmiş âlim Dâvûd-i Kayserî oldu. Bu dönemi Orhan Gazi döneminde beyliğin genişlemesi yazımızda ele aldık.
Kuruluştan 1451’e kadar seksen dört medrese yapıldı. Bunların otuz yedisi II. Murad döneminde kuruldu. Elli üçü Anadolu’da, yirmi dokuzu Rumeli’de, ikisi Kudüs’teydi.
Fâtih Külliyesi içinde 1470’te tamamlanan Sahn-ı Semân, sekiz medreseden oluşuyordu. Arkalarında sekiz Tetimme Medresesi yer alıyordu. Bir asır sonra Kanûnî Sultan Süleyman döneminde Süleymaniye Külliyesi inşa edildi (1550-1557). Külliyede dört medrese, bir tıp medresesi, dârüşşifâ ve dârülhadis bulunuyordu.
Osmanlı Medreselerinde Dereceler ve Dersler
Medreseler, müderrise ödenen günlük ücrete göre yirmili, otuzlu, kırklı, ellili ve altmışlı diye derecelendirilirdi. Hâriç, dâhil, Sahn ve Süleymaniye gibi adlar da bu sıralamanın parçasıydı. Ansiklopediye göre Süleymaniye, eğitimde varılan en yüksek noktayı temsil ediyordu.
Derslerin bir kısmı hesap, hendese, hey’et ve hikmet gibi ilimlerdi. Belâgat, mantık, kelâm ve Arapça dil bilgisi alet ilimleri sayılırdı. Ansiklopediye göre XV ve XVI. yüzyıllarda matematik, mühendislik ve tıp gibi konular da programda yer alıyordu. Eğitimini başarıyla tamamlayan talebeye icâzet verilirdi.
Osmanlı sisteminde talebenin hangi medresede değil, hangi hocadan ders aldığı önemliydi. Bu yüzden icâzetnâmelerde hoca silsilesine özellikle vurgu yapılırdı. İcâzet alma seviyesine gelmiş kıdemli öğrencilere dânişmend denirdi. Hücre denilen medrese odaları genellikle bu öğrencilere verilirdi.
Medreseler Ne Zaman Kapandı?
II. Meşrutiyet yıllarında medreseleri ıslah etme çabası ciddileşti. Şeyhülislâm Mûsâ Kâzım ve Mustafa Hayri efendiler döneminde Islâh-ı Medâris Komisyonu kuruldu. Ansiklopediye göre medreseler 3 Mart 1924 tarihli Tevhîd-i Tedrîsat Kanunu ile Maarif Vekâleti’ne devredildi. Kanunun yayımlanmasından on üç gün sonra bütün medreseler kapatıldı.
Enderun: Saray Mektebi
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Enderun, XV. yüzyıl ortalarından itibaren medrese dışındaki en önemli resmî eğitim kurumuydu. Daha çok mülkî ve askerî idarecilerin yetiştirildiği bu mektep, Osmanlı merkez ve taşra bürokrasisine insan gücü sağlamak için kurulmuştu. Ansiklopediye göre II. Murad zamanında Edirne Sarayı’nda teşkil edildi, gerçek teşkilatına ise Fâtih döneminde kavuştu.
Devlet farklı din, dil ve kültürlerden halkları yönettiği için bu mektepte kan bağı yerine kültür ve disiplin esas alındı. Devşirme yoluyla alınan çocuklar önce Türk aileleri yanında Türkçeyi ve İslami âdabı öğrenirdi. Ardından Edirne, Galatasaray ve İbrâhim Paşa saraylarında acemi oğlanı olarak eğitilirlerdi. Yetenekli olanlar Enderun’a alınırdı. Bu düzenin ayrıntıları devşirme sistemi yazımızda yer alıyor.
Enderun’daki eğitim yedi kademeye dayanırdı: Büyük ve Küçük odalar, Doğancı ve Seferli koğuşları, Kiler ve Hazine odaları ile Has Oda. İlk odalarda yaklaşık on beş yaşındaki gençler İslam kültürü, Türkçe, Arapça ve Farsça dersleri görürdü. Güreş, koşu, atlama ve ok atma gibi talimler de yaparlardı. Eğitimi tamamlayamayanlar çıkma adıyla askerî birliklere dağıtılırdı.
Batı Tarzı Okullar Nasıl Açıldı?
Mühendishâneler
Ansiklopediye göre modern anlamda ilk okulun açılmasında, 1768’de başlayan Rus savaşında ordunun teknik zaafının büyük rolü vardı. Eğitilmiş kadrolara duyulan ihtiyaç, bir deniz mühendishânesini kaçınılmaz kıldı. Okulun açılış tarihi genellikle 1773 olarak verilir. Ancak Fransız arşiv belgelerine göre Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun, I. Abdülhamid döneminde 29 Nisan 1775’te açıldı.

Bu savaşların genel seyrini Osmanlı-Rus savaşları yazımızda anlattık. İkinci okul Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun’du. Ansiklopediye göre III. Selim’in Nizâm-ı Cedîd düzenlemelerinin en önemli kurumlarından biri olarak 1795’te Hasköy’de açıldı. Örneklerini Fransa ve Viyana’daki askerlik ve mühendislik akademilerinden aldı.
Bu yeniliklerin siyasi arka planını padişahlar ve reform hareketleri yazımızda ele aldık.
Rüşdiye, İdâdî ve Mekteb-i Sultânî
Rüşdiyelerin açılmasına zemin hazırlayan hareketler II. Mahmud devrinin sonlarında başladı. Ansiklopediye göre 1838’de kurulan Meclis-i Umûr-ı Nâfia, sıbyan mekteplerinin üzerinde orta öğretim kurumları açılmasını teklif etti. İlk rüşdiye ise 1847’de İstanbul’da açıldı. Tanzimat’ın sonlarında İstanbul’daki yirmi beş rüşdiyenin sekizi kızlara mahsustu.
Lise dengi idâdîler, askerî ve mülkî yüksek okullara öğrenci yetiştirmek için açıldı. İlk sivil idâdînin hazırlıkları 1873-1874 öğretim yılında başladı. Bu okulların adlandırılışını lise dengi okullara verilen ad yazımızda anlattık.
Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi ise 1868’de Fransız eğitim sistemine göre açılan orta dereceli bir okuldu. Ansiklopediye göre Fransızlar öğretimin Fransızca olmasını istiyordu. Osmanlı devlet adamları ise Türkçede ısrar etti; sonunda bazı derslerin Türkçe okutulması şartıyla teklif kabul edildi.
Öğretmen Okulları ve Dârülfünun
Rüşdiyelere öğretmen yetiştirmek için 16 Mart 1848’de İstanbul’un Fatih semtinde Dârülmuallimîn açıldı. Üç yıllık bu okulun ilk müdürü Ahmed Cevdet Paşa’ydı. Kadın öğretmen yetiştirmek için de 1870’te Dârülmuallimât kuruldu.
Medreseden ayrı bir yükseköğretim kurumu kurma fikri XIX. yüzyılın ortalarında doğdu. Ansiklopediye göre 1863’te Sadrazam Fuad Paşa, binanın bitmiş odalarında halka açık dersler başlattı. Dârülfünûn-ı Osmânî ise 20 Şubat 1870’te büyük bir merasimle açıldı.
Bugünkü Türk üniversitesinin temelini oluşturan Dârülfünûn-ı Şâhâne, 31 Ağustos 1900’de açıldı. Açılış, II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yıl dönümüne denk getirildi. Kurum edebiyat, fen ve ilahiyat şubeleriyle eğitime başladı.
Osmanlı’da Eğitim Zorunlu muydu?
II. Mahmud 1824’te sıbyan eğitimiyle ilgili bir ferman çıkardı. Ansiklopediye göre fermanda öncelikle zaruri dinî bilgilerin öğretilmesi şart koşuldu. Hocalar çocuklara Kur’an okutacak, istidatlarına göre tecvid ve ilmihal öğretecekti.
Tanzimat döneminde kurallar sıkılaştı. Ansiklopediye göre 1846’da yayımlanan bir talimat, altı yaşını bitiren çocuğunu mektebe göndermeyenlerin cezalandırılacağını bildirdi. Bir tebliğ de 1868’de herkesi altı yaşındaki çocuğunu okula göndermeye mecbur etti. Maârif-i Umûmiyye Nizamnâmesi (1869), devam mecburiyeti yaşını erkekler için yedi, kızlar için altı olarak belirledi.
II. Abdülhamid döneminde ibtidâî mektepleri açıldı. Sıbyan mektebi tabirinin yerini resmî dilde mekâtib-i ibtidâiyye aldı. Yine de camilerde çocuklara Kur’an öğretilen yerler halk arasında sıbyan mektebi diye anılmaya devam etti.
Eğitim Dili Neydi?
Eğitimde tek bir dil yoktu; kurumun türü belirleyiciydi. Medreselerde Arapça sarf ve nahiv temel alet ilimleri arasındaydı. Enderun’da Türkçe, Arapça ve Farsça dersleri okutulurdu. Ansiklopediye göre 1846’da sıbyan mekteplerinin programında Türkçe dersi de bulunuyordu.
XIX. yüzyılda Batı dillerinin önemi arttı. Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi’nin nizamnâmesi Türkçe, Fransızca, Rumca ve Ermenice olarak yayımlandı. Bu okul, farklı dinlere mensup tebaa çocuklarını birlikte eğitmeyi amaçlıyordu.
Sık Sorulan Sorular
Osmanlı’da ilk medrese hangisidir?
DİA’ya göre Orhan Gazi’nin 1331’de kurduğu İznik Medresesi’dir. İlk müderrisi Dâvûd-i Kayserî’dir.
Sıbyan mektebine kaç yaşında başlanırdı?
Genellikle dört ile altı yaş arasında başlanırdı. Anadolu’da dört, İstanbul’da beş-altı yaş yaygındı.
Enderun’da kimler okurdu?
Devşirme yoluyla alınıp acemi oğlanları arasında öne çıkan yetenekli gençler okurdu.
Osmanlı’da ilk modern okul hangisidir?
Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun’dur. DİA’ya göre Fransız arşiv belgeleri açılışını 29 Nisan 1775 olarak gösterir.
Dârülfünun ne zaman açıldı?
Dârülfünûn-ı Osmânî 1870’te, bugünkü üniversitenin temeli olan Dârülfünûn-ı Şâhâne 1900’de açıldı.
Medreseler ne zaman kapatıldı?
Tevhîd-i Tedrîsat Kanunu 3 Mart 1924’te çıktı; medreseler on üç gün sonra kapatıldı.
Sonuç
Osmanlı’da eğitim, sıbyan mektebinden medreseye ve Enderun’a uzanan, büyük ölçüde vakıflarla yaşayan köklü bir düzendi. XVIII. yüzyılın sonundan itibaren askerî ihtiyaçlar mühendishâneleri doğurdu. Tanzimat’la birlikte rüşdiyeler, idâdîler, öğretmen okulları ve Dârülfünun açıldı. İki düzen bir süre yan yana yaşadı; medreselerin 1924’te kapanmasıyla eğitim tek çatı altında toplandı.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Mektep maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Medrese maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Enderun maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Rüşdiye maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, İdâdî maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Dârülmuallimîn maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Dârülfünun maddesi
“Osmanlı’da Eğitim Sistemi Nasıldı?” üzerine 4 yorum