Devşirme Sistemi, Osmanlı Devleti’nin Hristiyan tebaanın çocukları arasından belirli kurallarla seçim yapıp onları kapıkulu ocakları ve saray hizmeti için yetiştirdiği usuldür. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre usul Çelebi Mehmed döneminde uygulanmış, II. Murad devrinde kanunlaşmıştır. Seçilen çocuklar yeniçeri, saray görevlisi, hatta sadrazam olabiliyordu.
Hızlı Özet
- Usul, II. Murad devrinde (1421-1451) kanunlaştı.
- Çocuklar sekiz ile yirmi, özellikle on dört ile on sekiz yaş arasından seçilirdi.
- Tek oğlu olan ailelerin çocuğu ve şehir çocukları alınmazdı.
- Seçilenler önce Türk köylülerinin yanına verilir, sonra Acemi Ocağı’na yazılırdı.
- Devşirme Sistemi XVII. yüzyıl ortalarından itibaren fiilen işlemez oldu.
İçindekiler
- Tanım
- Usulün ortaya çıkışı
- Çocukların seçimi
- Seçilenler ve muaf tutulanlar
- Türk’e verme ve Acemi Ocağı
- Enderun
- Devlet yönetimindeki rolü
- Zayıflama ve sona eriş
- Sık sorulan sorular
Devşirme Sistemi Nedir?
Bu usulde devlet, Hristiyan tebaanın erkek çocukları arasından belirli kurallarla seçim yapardı. Seçilen çocuklar Müslüman olur, Türkçe öğrenir ve padişaha bağlı kapıkulu ocaklarında yetişirdi. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre toplanan gençlerin üzerindeki cizye vergisi düşerdi. Bu yönüyle Devşirme Sistemi, askerî ve idarî kadroların başlıca kaynağı oldu.
Ansiklopediye göre bu uygulamayı köle sistemiyle bağdaştırmak zordur. Çünkü toplanan çocuklar, hür oldukları kuşku götürmeyen gayrimüslim tebaanın çocuklarıydı. Bunlara “kul” denmesi, padişahın hassa askeri olmalarıyla açıklanır. Ordu içindeki yerlerini Osmanlı’da askerî teşkilat yazısında anlattık.
Usul Nasıl Ortaya Çıktı?
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre I. Murad döneminde kurulan Yeniçeri Ocağı’na asker, önce pençik kanunu gereğince savaş esirlerinden sağlandı. Fetihlerin azalması ve Ankara Savaşı’ndan sonra bir süre durması üzerine yeni bir yola başvuruldu. Ansiklopediye göre önceki İslam devletlerinde görülmeyen bu usul Çelebi Mehmed zamanında uygulandı. Oğlu II. Murad devrinde ise kanunlaştı. Bu dönemi II. Murad ve Varna Savaşı yazısında anlattık.
Ansiklopediye göre seçim işi başlangıçta beylerbeyi, sancak beyi ve kadılar tarafından yapılıyordu. Görevin kötüye kullanılması üzerine Fatih Sultan Mehmed döneminde merkezden memurlar gönderilmeye başlandı. Bu memurlar Yeniçeri Ocağı’nın yüksek rütbeli subaylarıydı ve yanlarında bir kâtip bulunurdu. Görevini rüşvetle kötüye kullananlar ağır biçimde cezalandırılırdı.
Devşirme Sistemi’nde Çocuklar Nasıl Seçilirdi?
Ansiklopediye göre ihtiyacı yeniçeri ağası belirler ve Divan-ı Hümayun’a sunardı. Divanın kararıyla, ihtiyaca göre üç, beş veya yedi yılda bir çocuk toplanırdı. Görevli memur gittiği yerde dellallarla geldiğini duyururdu. Sekiz ile yirmi, özellikle on dört ile on sekiz yaş arasındaki Hristiyan çocukları kaza merkezinde toplanırdı. Çocuklar babaları, papazları ve vaftiz defterleriyle birlikte gelirdi.
Ansiklopediye göre her kazada genellikle kırk haneden bir oğlan alınırdı, ancak sayı daha çok ihtiyaca göre belirlenirdi. Seçilen her çocuğun köyü, anne babasının adı, doğum tarihi ve göz rengine kadar eşkâli iki deftere yazılırdı. Bu kayıtlara “eşkâl defteri” denirdi; biri memurda, diğeri çocukları merkeze götüren “sürücü”de kalırdı. Çocuklar 100-200 kişilik “sürü” denilen kafilelerle İstanbul’a gönderilirdi.
Masrafları da bölge halkı karşılardı. Ansiklopediye göre çocuklara giydirilen kızıl aba ile kırmızı külahın bedeli, “kul akçesi” adıyla yöre reâyâsından alınırdı. Başlangıçta çocuk başına 90-100 akçe olan bu miktar, sonra 300, hatta 600 akçeye kadar yükseldi.

Kimler Seçilir, Kimler Muaf Tutulurdu?
Ansiklopediye göre kanunda toplanacak çocukların nitelikleri ayrıntılı biçimde belirtilmişti. İki çocuktan sadece biri, çok çocuklu ailelerde ise en sağlıklı olanı seçilirdi. Tek oğlu olanların çocuğu, yetimler ve köy kethüdasının oğlu alınmazdı. Şehir çocukları, evlenmiş ya da bir meslek edinmiş gençler de toplanmazdı. Aşırı uzun ve kısa boylular da kapsam dışındaydı.
Ansiklopediye göre Arnavut, Boşnak, Rum, Bulgar, Sırp ve Hırvat çocukları tercih edilirdi. Türk, Kürt, Acem, Rus, Yahudi, Gürcü ve Çingene çocukları ise alınmazdı. Fatih döneminde topluca Müslüman olan Bosna halkının çocukları, babalarının ricasıyla yalnızca saray için toplanırdı. Derbendciler, maden işçileri ve mîrî inşaat işçileri de genellikle muaf tutulurdu.
Uygulama her yerde aynı değildi. Ansiklopediye göre başlangıçta daha çok Rumeli’de uygulandı. XV. yüzyılın sonlarından itibaren Erzurum, Harput, Diyarbekir, Bursa ve İstanbul çevresi dışında Anadolu’da da yapıldı.
Türk’e Verme ve Acemi Ocağı
Ansiklopediye göre İstanbul’a getirilen çocuklar Ağakapısı’nda yeniçeri ağası tarafından kontrol edilirdi. Ardından sünnet edilir ve Müslüman-Türk adları verilirdi. Saray için ayrılanlar önce Edirne, Galata veya İbrahim Paşa saraylarında eğitilirdi. Diğerleri ise küçük bir ücret karşılığında Anadolu ve Rumeli’deki Türk köylülerinin yanına verilirdi. Kaçmalarını önlemek için Rumeli’den toplananlar Anadolu’ya, Anadolu’dan toplananlar Rumeli’ye gönderilirdi.
“Türk’e verme” denilen bu dönemde çocuklar tarımla uğraşır, Türkçeyi ve İslami âdetleri öğrenirdi. Zamanı gelince İstanbul’a getirilir ve Acemi Ocağı’na yazılırlardı. Ansiklopediye göre bu kayıttan sonra “acemi oğlanı” adını alan gençlere önce 1, sonra 2 akçe gündelik verilirdi. Ansiklopediye göre XVII. yüzyılda Türk’e verme usulünden vazgeçildi. Acemi oğlanlarının sonraki yolunu yeniçeriler kimdir yazısında anlattık.

Devşirme Sistemi ve Enderun
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Enderun, XV. yüzyıl ortalarından itibaren medrese dışındaki en önemli resmî eğitim kurumuydu. II. Murad zamanında Edirne Sarayı’nda kurulmuş, asıl teşkilatını ise Fatih döneminde almıştır. Ansiklopediye göre bu kurumda ırk veya kan bağı yerine kültür ve disiplin esas alındı. Acemi oğlanlarından üstün yetenekli olanlar Enderun’a seçilir, diğerleri “çıkma” adıyla askerî birliklere dağıtılırdı.
Ansiklopediye göre Enderun’daki eğitim, Büyük ve Küçük odalardan Has Oda’ya uzanan yedi kademeye dayanıyordu. İlk odalarda İslam kültürü, Türkçe, Arapça ve Farsça okutulurdu. Güreş, koşu ve ok atma gibi sporlar da eğitimin parçasıydı. Eğitim düzenini Osmanlı’da eğitim sistemi yazısında ele aldık.

Hangi Makamlara Yükselebiliyorlardı?
Devşirme Sistemi’nin en görünür sonucu, devlet yönetiminde ortaya çıktı. Ansiklopediye göre Fatih’in Türk asıllı Çandarlı ailesine darbe vurmasından sonra, birkaç istisna dışında hemen bütün sadrazamlar bu yolla yetişenlerden atandı. Mahmud, Gedik Ahmed, Makbul İbrahim, Sokullu Mehmed ve Lala Mehmed paşalar bunlar arasındadır. Köprülü ailesinden çıkan sadrazamlar da aynı kökene sahipti.
Ansiklopediye göre 1584-1587 arasında İstanbul’da bulunan Venedik elçisi Lorenzo Bernardo bu düzene hayranlık duymuştu. Elçi, ordulara kumanda edenlerin dük, marki ya da kont değil, çobanlıktan gelme sıradan insanlar olduğunu yazdı. Ona göre Venedikliler de padişahın yaptığını yapmalıydı. Toplumsal yapı içindeki yerini Osmanlı’nın toplumsal yapısı yazısında anlattık.
Devşirme Sistemi Neden Zayıfladı?
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre usul, XV. yüzyılın ilk yarısından XVI. yüzyıl sonlarına kadar yaklaşık bir buçuk asır başarıyla uygulandı. XVI. yüzyıl sonlarından itibaren yeniçeri oğulları “kuloğlu” adıyla ocağa alınmaya başlandı. Dışarıdan da “kul kardeşi” ve “ağa çırağı” adlarıyla kanuna aykırı alımlar yapıldı. Bu dönemde işe rüşvet de karıştı.
Ansiklopediye göre IV. Murad zamanında ıslah denemeleri yapıldı, ancak XVII. yüzyıl ortalarından itibaren toplama pek yapılmadı. XVIII. yüzyıl başında isyana karışan bostancıların yerini doldurmak için 1000 kadar oğlan toplandığı anlaşılmaktadır. Ahmed Cevad Paşa ise son toplamanın 1751’de yapıldığını yazar. Yeniçeri Ocağı 1826’da kaldırıldığında bu düzen çoktan sona ermişti.
Ansiklopediye göre usulün İslam hukukuna uygunluğu daha çok Batılı araştırmacılarca tartışıldı. Bazıları zimmî çocuklarının zorla alınmasını hukuka aykırı buldu. Bazıları ise bunu önceki İslam devletlerindeki gulâm sisteminin devamı saydı. Bugünkü tarihçilik ise çocukların ailelerinden ayrılmasını ve din değiştirmesini kurumun ağır yönleri olarak değerlendirir.
Sık Sorulan Sorular
Devşirme Sistemi nedir?
Hristiyan tebaanın çocukları arasından belirli kurallarla seçim yapılarak asker ve devlet görevlisi yetiştirilmesi usulüdür. Seçilenler kapıkulu ocaklarında ve sarayda yetişirdi.
Devşirme Sistemi ne zaman sona erdi?
Resmî bir kaldırma kararı yoktur. Usul XVII. yüzyıl ortalarından itibaren fiilen terk edildi; Ahmed Cevad Paşa son toplamanın 1751’de yapıldığını belirtir.
Hangi yaştaki çocuklar seçilirdi?
DİA’ya göre sekiz ile yirmi, özellikle on dört ile on sekiz yaş arasındakiler seçilirdi.
Müslüman çocuklar alınır mıydı?
Kural olarak hayır. İstisna, Fatih döneminde Müslüman olan Bosnalıların çocuklarıydı; onlar yalnızca saray için toplanırdı.
Sonuç
Devşirme Sistemi, Osmanlı’nın klasik çağında askerî güç ile merkezî yönetim arasında köprü kuran bir kurumdu. Çocuklar sıkı kurallarla seçildi, Türk’e verme ile dil ve kültür öğrendi, Acemi Ocağı ve Enderun’da yetişti. Bu sayede pek çok devlet adamı en üst makamlara yükseldi. XVI. yüzyıl sonundan itibaren kurallar gevşedi ve usul zamanla terk edildi. Bugün Devşirme Sistemi, hem başarıları hem de ailelerden koparma gibi ağır yönleriyle birlikte değerlendirilmektedir.
“Devşirme Sistemi Nedir? Osmanlı’da Çocuklar Nasıl Seçilirdi?” üzerine 5 yorum