İpek ve Baharat Yollarının Önemini Yitirmesinde Hangi Gelişme Etkili Olmuştur?

İpek ve Baharat Yolları’nın önemini yitirmesinde en etkili gelişme Coğrafi Keşiflerdir. Portekizliler 1498’de Afrika’nın güneyini dolaşarak Hindistan’a ulaştı. Böylece Doğu malları deniz yoluyla doğrudan Avrupa’ya taşınabildi. Ancak bu süreç bir anda yaşanmadı. Osmanlı topraklarından geçen kervan ticareti XVI. yüzyıl boyunca canlılığını korudu.

Hızlı Özet

  • En etkili gelişme Coğrafi Keşiflerdir.
  • İpek ve Baharat Yolları, Asya’yı Akdeniz’e bağlayan kara ve deniz güzergâhlarıydı.
  • Vasco da Gama 1498’de deniz yoluyla Hindistan’a ulaştı.
  • Bursa, XVII. yüzyıla kadar Doğu mallarının önemli bir deposu olarak kaldı.
  • Kesin düşüş, okyanus ticaretinin Hollanda ve İngiltere’ye geçtiği XVII. yüzyılda yaşandı.

İçindekiler

İpek ve Baharat Yolları Nedir?

İpek ve Baharat Yolları, birbirine bağlanan pek çok güzergâhtan oluşan bir ağdı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre “İpek Yolu” adını Alman coğrafyacı Ferdinand von Richthofen verdi. Bu ad, Çin’den batıya taşınan en değerli malın ipek oluşundan gelir. Ansiklopediye göre en eski güzergâh, Sibirya’nın güneyinden geçen “kürk yolu” idi.

Ana güzergâh ise Çin’i Orta Asya ve İran üzerinden Mezopotamya’ya bağlıyordu. Yol buradan Akdeniz kıyısındaki Antakya ve Sur limanlarına ulaşıyordu. Ansiklopediye göre bu güzergâha dair en eski kayıt çivi yazılı bir tablettir. Milattan önce VII. yüzyıla ait tablet, yolun Mezopotamya ile Hemedan arasındaki kısmını anlatır. Kervanlar ipekle birlikte fildişi, pamuk, gümüş, bakır ve değerli taşlar taşırdı.

Baharat Yolu ise Hindistan ve Güneydoğu Asya’nın mallarını batıya ulaştırıyordu. Ansiklopediye göre Sind ve Gucerât limanlarına gelen mallar iki yoldan taşınırdı. Bir kısmı Basra Körfezi’ne giderdi. Bir kısmı da Aden ve Kızıldeniz üzerinden Mısır’ın İskenderiye Limanı’na ulaşırdı. Biber, karanfil ve tarçın gibi baharatlar Avrupa’da çok yüksek fiyatlarla satılırdı.

İpek ve Baharat Yolları

Kervansaraylar ve Yol Güvenliği

Uzun kara yolculukları güvenli konaklama yerleri gerektiriyordu. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre yollar üzerindeki surlarla çevrili tesisler bu amaçla kurulmuştu. Anadolu’daki Selçuklu kervansaraylarında akşam olunca kulelerden davul çalınırdı. Bu ses, kapıların kapanma saatinin geldiğini duyururdu. Kervanlar bu yapılarda hem dinlenir hem de yüklerini güvenle saklardı.

Ansiklopedinin Kervansaray maddesine göre bu yapılar kaynaklarda “han” ve “ribât” adlarıyla da anılır. Alara Hanı (1231-1232), Ağzıkara Han (1236-1237) ve Karatay Hanı (1240-1241) bu geleneğin önemli örnekleridir. Bu hanlar, Anadolu’dan geçen ticaretin Selçuklular için ne kadar önemli olduğunu gösterir. Şehir içindeki ticaret yapılarını Osmanlı’daki ticaret mekânları yazısında ele aldık.

Osmanlı Topraklarında Kervan Ticareti

Osmanlı Devleti, İpek ve Baharat Yolları’nın batı uçlarındaki önemli şehirlere hâkimdi. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin Bursa maddesine göre İran’dan gelen kervanlar giderek Bursa’ya yöneldi. Bursa’ya ulaşan ana yol Tebriz, Erzurum ve Tokat üzerinden geçiyordu. Tebriz kervanları Gîlân ve Esterâbâd gibi bölgelerin değerli ipeklerini getirirdi. Böylece Osmanlı’nın ilk başkenti uluslararası bir ipek pazarına dönüştü.

Ansiklopedi bu ticaretin büyüklüğünü rakamlarla anlatır. Örneğin 1479’da İran’dan gelen ipeğin değeri 150.000 Venedik altınına ulaşmıştı. Şehirdeki ithal mallardan alınan yıllık vergi 1487’de 140.000 dukaydı. Bursa’da 1502’de binden fazla dokuma tezgâhı çalışıyordu.

Avrupalı tüccarlar da bu pazarda yer alıyordu. Ansiklopediye göre 1432’de Şam’dan gelen baharat Bursa’da Galatalı Cenevizlilere satılmıştı. Floransalı Medici ailesinin temsilcisi Maringhi ise 1501’de ipeğin bir yükünün 70-80 duka kâr getirdiğini yazar. Fransız seyyah Belon da 1548’de şehrin ipek sanayii sayesinde büyük ün kazandığını belirtir.

Bursa, baharat ticaretinde ise Mısır ile yarışamadı. Ansiklopediye göre bunun sebebi şehirdeki yüksek fiyatlardı. Yine de Bursa, XVII. yüzyıla kadar Doğu mallarının önemli bir deposu olarak kaldı. Balkanlar, Doğu Avrupa ve İstanbul bu malları büyük ölçüde Bursa’dan alıyordu.

Avrupalılar Neden Yeni Yol Aradı?

Doğu malları Avrupa’ya ulaşana kadar pek çok elden geçiyordu. Her aracı ve her gümrük fiyatı biraz daha artırıyordu. Avrupalılar, İpek ve Baharat Yolları’ndan gelen mallara bu yüzden çok yüksek bedeller ödüyordu. XV. yüzyılda baharatın büyük kısmı Memlûk Mısır’ının limanlarından geçiyordu. Venedikli tüccarlar bu malları İskenderiye ve Beyrut’ta alıp Avrupa’ya dağıtıyordu.

Portekiz, bu aracıları aşmak için Afrika kıyıları boyunca güneye ilerledi. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin Portekiz maddesine göre ülke, II. Johann döneminde (1481-1495) Altın Kıyısı’na yerleşti. Aynı dönemde Bartolomeu Diaz, Afrika’nın güney ucundaki Ümit Burnu’nu dolaştı. İspanya adına yola çıkan Kristof Kolomb ise 1492’de Amerika’ya ulaştı. Kolomb aslında Asya’ya batıdan varmayı amaçlıyordu.

Coğrafi Keşifler ve Ümit Burnu

Asıl kırılma 1498’de yaşandı. Ansiklopediye göre Vasco da Gama o yıl Hindistan’daki Kaliküt’e ulaştı. Avrupa’dan deniz yoluyla oraya varan ilk kişi oydu. Portekiz kısa sürede Goa (1510) ve Malakka (1511) gibi ticaret merkezlerini ele geçirdi. Hürmüz ve Sokotra’yı alarak Basra Körfezi ile Kızıldeniz’in girişini de denetlemeye çalıştı.

Böylece baharat, Akdeniz limanlarına uğramadan doğrudan Lizbon’a taşınabilir hâle geldi. Bu durum, İpek ve Baharat Yolları üzerindeki devletlerin gümrük gelirlerini tehdit etti. Venedik gibi aracı şehirlerin kazancı da azaldı. Konunun Osmanlı açısından ayrıntılarını Coğrafi Keşiflerin Osmanlı’ya etkisi yazısında ele aldık.

Osmanlı’nın Hint Okyanusu Siyaseti

Osmanlı bu gelişmeye seyirci kalmadı. Ansiklopediye göre Osmanlı orduları Mısır’a girdiğinde Kızıldeniz ticareti durma noktasına gelmişti. Portekizliler 1517’de Cidde’ye asker çıkardı. Selman Reis bu saldırıyı geri püskürttü.

Hadım Süleyman Paşa’nın donanması 1538’de Aden’i aldı ve Portekiz elindeki Diu’yu kuşattı. Kuşatma sonuç vermedi, ama Osmanlılar Kızıldeniz için önemli olan Yemen’i elde tuttu. Pîrî Reis de 1552’de Süveyş’ten çıkarak Hürmüz üzerine yürüdü. Ansiklopediye göre Maskat’ı aldı, fakat Hürmüz’ün iç kalesini ele geçiremedi.

Birçok tarihçiye göre Portekiz tam bir tekel kuramadı. Kızıldeniz üzerinden yürüyen baharat ticareti XVI. yüzyılın ortalarında yeniden canlandı. Bu gelişmeler, İpek ve Baharat Yolları’nın tek bir darbeyle çökmediğini gösterir. Düşüş yavaş ilerledi.

Diğer Nedenler

Tek sebep okyanus yolları değildi. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre XVI. yüzyılda Moğol toplulukları arasında bitmeyen savaşlar çıktı. Bu savaşlar Isık Göl çevresinde ve Doğu Türkistan’da yaşandı. Kara yolu güvenliğini yitirdi ve kervanlar artık gidip gelemez oldu.

Osmanlı ile Safevîler arasındaki savaşlar da İran’dan Anadolu’ya uzanan yolu sık sık kesti. Ansiklopediye göre Şah Abbas, 1599-1628 yıllarında ipek ticaretinin yolunu değiştirmeye çalıştı. Bu girişim Bursa ticaretini bir süre olumsuz etkiledi. Ansiklopediye göre aynı durum Bursa ve çevresinde ipek üretimini teşvik etti. Bu çatışmaların arka planını Osmanlı-İran savaşları yazısında anlattık.

Kesin kırılma ise XVII. yüzyılda geldi. İngiliz Doğu Hindistan Şirketi 1600’de, Hollanda Doğu Hindistan Şirketi 1602’de kuruldu. Bu şirketler güçlü donanmalarıyla Asya ticaretini okyanus yollarına bağladı. Ansiklopediye göre XVIII. yüzyılda İzmir’in rekabeti de Bursa’nın eski önemini sarstı.

Sonuçları

İpek ve Baharat Yolları’nın gerilemesi dünya ticaretini derinden etkiledi. Ticaretin ağırlık merkezi zamanla Akdeniz’den Atlantik kıyılarına kaydı. Lizbon, Amsterdam ve Londra gibi liman şehirleri yükseldi. Kervan şehirlerinin eski canlılığı ise azaldı. Osmanlı’nın kara ticaretinden aldığı gümrük gelirleri de uzun vadede geriledi.

Yine de bu süreç birkaç kuşağa yayılan yavaş bir dönüşümdü. Sınavlarda beklenen cevap “Coğrafi Keşifler”dir. Ancak etkinin zaman içinde ortaya çıktığını bilmek de gerekir.

Sık Sorulan Sorular

İpek ve Baharat Yolları’nın önemini yitirmesinde hangi gelişme etkili olmuştur?

Coğrafi Keşifler etkili olmuştur. Özellikle Ümit Burnu’nun dolaşılması belirleyici oldu. Vasco da Gama’nın 1498’de Hindistan’a varmasıyla Doğu malları deniz yoluyla taşınmaya başladı.

İpek Yolu adını kim verdi?

Bu adı XIX. yüzyılda Alman coğrafyacı Ferdinand von Richthofen verdi. Ad, yol boyunca taşınan en değerli mal olan ipekten gelir.

Baharat Yolu nereden geçerdi?

Hindistan ve Güneydoğu Asya’dan başlardı. Mallar Basra Körfezi ya da Kızıldeniz üzerinden Suriye ve Mısır limanlarına ulaşırdı. Oradan da Akdeniz yoluyla Avrupa’ya giderdi.

Osmanlı, Portekiz’e karşı ne yaptı?

Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’na donanmalar gönderdi. Hadım Süleyman Paşa 1538’de Diu’yu kuşattı. Pîrî Reis ise 1552’de Hürmüz üzerine sefer düzenledi.

İpek ve Baharat Yolları önemini hemen mi kaybetti?

Hayır. Osmanlı topraklarındaki kervan ticareti XVI. yüzyıl boyunca canlı kaldı. Asıl düşüş, XVII. yüzyılda okyanus ticaretinin Hollanda ve İngiltere’nin eline geçmesiyle yaşandı.

Sonuç

İpek ve Baharat Yolları, Coğrafi Keşiflerle başlayan süreçte eski önemini kaybetti. Ümit Burnu yolu, Doğu mallarının deniz yoluyla Avrupa’ya taşınmasını mümkün kıldı. Osmanlı, Kızıldeniz’de Portekiz’e karşı direndi ve kervan ticareti bir süre daha güçlü kaldı. Kesin düşüş ise XVII. yüzyılda yaşandı.

Kaynaklar

“İpek ve Baharat Yollarının Önemini Yitirmesinde Hangi Gelişme Etkili Olmuştur?” üzerine 3 yorum

Yorum yapın