Çok Partili Hayata Geçiş Neden Başarısız Oldu?

Çok partili hayata geçiş, Türkiye’de ilk iki denemede başarısız oldu. 1924’te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Şeyh Said İsyanı’ndan sonra 1925’te kapatıldı. 1930’da kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası ise yalnız üç ay yaşayabildi. Kalıcı geçiş, ancak II. Dünya Savaşı’ndan sonra, 1946’da Demokrat Parti’nin kurulmasıyla gerçekleşti.

Hızlı Özet

  • İlk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 1924’te kuruldu, 3 Haziran 1925’te kapatıldı.
  • Şeyh Said İsyanı’ndan sonra çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu muhalefetin alanını daralttı.
  • Serbest Cumhuriyet Fırkası 12 Ağustos 1930’da kuruldu, üç ay sonra kendini feshetti.
  • Demokrat Parti 7 Ocak 1946’da kuruldu ve 1950 seçimlerini kazandı.
  • Çok partili hayata geçiş, II. Dünya Savaşı’ndan sonraki yeni uluslararası ortamda kalıcı hâle geldi.

İçindekiler

Çok Partili Hayata Geçiş Neden Başarısız Oldu?

Çok partili hayata geçiş denemelerinin başarısız olmasının tek bir sebebi yoktur. Cumhuriyet yeni kurulmuştu ve inkılaplar henüz toplumda yerleşmemişti. Muhalefet partilerinin etrafında rejime karşı olan grupların toplanmasından endişe ediliyordu. Doğudaki isyan ve ekonomik kriz de iktidarı güvenlik önceliğine yöneltti. Başlıca nedenler şunlardır:

  • Cumhuriyetin ve inkılapların yeni olması.
  • Muhalefetin rejim karşıtlarıyla aynı safta görülmesi.
  • 1925’teki Şeyh Said İsyanı ve ardından gelen olağanüstü tedbirler.
  • 1929 dünya ekonomik krizinin yarattığı huzursuzluk.
  • Toplumda demokratik siyaset deneyiminin sınırlı olması.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1924-1925)

TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre 1924 Anayasası, milletvekili olan askerlerin asıl görevlerine dönmesini öngörüyordu. Kâzım Karabekir dahil bazı paşalar ordudan istifa ederek milletvekili olarak kaldı. Bunlar Halk Fırkası’ndan ayrılarak Kâzım Karabekir başkanlığında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurdu. Halk Fırkası da adını Cumhuriyet Halk Fırkası olarak değiştirdi.

Partinin kurucuları arasında Ali Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay gibi Millî Mücadele’nin önde gelen isimleri de vardı. Ansiklopediye göre İstanbul basını muhalefetin bir parti kurmasını destekledi. Parti programında liberal bir ekonomi anlayışı ve yerinden yönetim öne çıkıyordu. Muhalefet eleştirilerini Başvekil İsmet Paşa üzerinde yoğunlaştırdı. İsmet Paşa istifa edince Fethi Bey (Okyar), 22 Kasım 1924’te başvekil oldu.

Çok partili hayata geçiş açısından bu dönem umut verici başladı. Ancak birkaç ay içinde ülkenin doğusunda çıkan büyük bir isyan, siyasi ortamı tamamen değiştirdi.

Çok Partili Hayata Geçiş Neden Başarısız Oldu?

Şeyh Said İsyanı ve Takrir-i Sükûn

TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Şeyh Said İsyanı 13 Şubat 1925’te Diyarbakır yakınlarındaki Piran köyünde başladı. İsyan iç siyaseti derinden etkiledi. İsmet Paşa yeniden başbakanlığa getirildi ve on dört ilde sıkıyönetim ilan edildi. Ansiklopediye göre 4 Mart 1925’te Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarıldı.

Bu kanunla hükümet, sosyal düzeni bozan kuruluşları kapatma ve yayınları yasaklama yetkisi aldı. Ansiklopediye göre biri isyan bölgesinde, diğeri Ankara’da olmak üzere iki İstiklal Mahkemesi kuruldu. Bazı gazeteler kapatıldı, pek çok gazeteci tutuklandı. Şeyh Said ve kırk altı kişi hakkında 28 Haziran 1925’te idam kararı verildi ve karar ertesi gün uygulandı.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın programında dinî inançlara saygı gösterileceği yazılıydı. Ansiklopediye göre partinin isyanı körüklediği iddia edildi. Şark İstiklal Mahkemesi partinin bölgedeki şubelerinin kapatılmasını istedi. Hükümet de 3 Haziran 1925’te partiyi kapattı. Böylece çok partili hayata geçiş denemelerinin ilki sona erdi.

Serbest Cumhuriyet Fırkası (1930)

1929 dünya ekonomik krizi Türkiye’yi de derinden etkiledi. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Mustafa Kemal, Fethi Bey’e yeni bir parti kurmasını önerdi. Amaç, tek parti yönetiminin toplumda yarattığı huzursuzluğu gidermek ve liberal görüşleri denetim altında tutmaktı. Serbest Cumhuriyet Fırkası 12 Ağustos 1930’da İstanbul’da kuruldu.

Parti toplumda büyük bir coşkuyla karşılandı ve hızla örgütlendi. Fethi Bey’in İzmir gezisinde on binlerce kişi onu karşıladı. Ekim 1930’daki belediye seçimlerinde parti bazı yerlerde kazandı, ancak baskı ve usulsüzlük iddiaları gündeme geldi. Ansiklopediye göre bu ilgi hükümeti ve cumhurbaşkanını endişelendirdi. Cumhuriyet Halk Fırkası, yeni partiyi gericilik ve cumhuriyet düşmanlığıyla suçlamaya başladı.

Ansiklopediye göre Fethi Bey, kuruluştan üç ay sonra bir dilekçeyle partinin feshedildiğini bildirdi. Çok partili hayata geçiş böylece ikinci kez yarıda kaldı. Aynı dönemde kurulan Ahali Cumhuriyet Fırkası da kapatıldı.

Kısa süre sonra, Aralık 1930’da Menemen Olayı yaşandı. Ansiklopediye göre yedek subay Kubilay’ın şehit edilmesi Mustafa Kemal’in çok sert tepkisine yol açtı. Olay, rejimin muhalefete bakışını daha da sertleştirdi.

Osmanlı’dan Gelen Deneyim

Çok partili hayata geçiş tartışması Türkiye için yeni değildi. Osmanlı’nın son döneminde Meşrutiyet meclisleri ve farklı siyasi fırkalar vardı. İttihat ve Terakki ile Hürriyet ve İtilaf arasındaki sert rekabet, 1913 Babıâli Baskını ile şiddete dönüşmüştü. Bu dönemin rejim tartışmalarını rejim değişikliği yazısında ele aldık. Anayasacılık fikrinin köklerini ise Genç Osmanlılar ve Jön Türkler yazısında anlattık.

Tek Parti Yıllarının Özellikleri

1930’dan sonra Türkiye’de tek parti yönetimi güçlendi. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Recep Peker, Cumhuriyet Halk Fırkası’nın genel sekreterliğine getirildi. Türk Ocakları kapatıldı ve malları yeni kurulan halkevlerine devredildi. Diğer dernekler de benzer biçimde tasfiye edildi.

Bu dönemde seçimler yapılmaya devam etti, ancak adayları tek parti belirliyordu. Meclis tek partiden oluşuyordu ve muhalefet ancak parti içinde sınırlı biçimde dile getirilebiliyordu. Osmanlı’dan devralınan anayasal geleneğin gelişimini demokratikleşme hareketleri yazısında anlattık.

Kalıcı Geçiş 1946’da Nasıl Oldu?

II. Dünya Savaşı’nı demokrasilerin kazanması Türkiye’yi de etkiledi. Nuri Demirağ’ın 1945’te kurduğu Millî Kalkınma Partisi, bu dönemin ilk muhalefet partisi oldu. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre tek parti rejimi 1945’ten itibaren çözülmeye başladı.

Toprak Reformu Kanunu tartışılırken Celâl Bayar, Refik Koraltan, Fuad Köprülü ve Adnan Menderes bir önerge verdi. Önergede millî hâkimiyet ilkesinin uygulanması isteniyordu. Bu önerge tarihe “Dörtlü Takrir” adıyla geçti. Önerge sahiplerine yönelik tepki, yeni bir partinin kurulmasını hızlandırdı.

Ansiklopediye göre önerge sahiplerinden üçü partiden ihraç edildi. Ardından Celâl Bayar başkanlığında Demokrat Parti 7 Ocak 1946’da kuruldu. Hükümet seçimleri bir yıl öne aldı. 21 Temmuz 1946 seçimlerini Cumhuriyet Halk Partisi kazandı. Ansiklopediye göre “açık oy, gizli sayım” yönteminin uygulandığı bu seçim, demokrasi tarihimize tartışmalı bir seçim olarak geçti.

İnönü 1947’de yayımladığı bir bildiriyle bütün partilere eşit mesafede olduğunu açıkladı. Bu adım, çok partili hayata geçiş sürecinin kalıcı olmasında önemli bir rol oynadı.

Demokrat Parti’nin 1950 Zaferi

TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre 16 Şubat 1950’de tek dereceli, eşit ve serbest seçimi öngören yeni seçim kanunu kabul edildi. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde katılım yüzde 89,3 oldu. Ansiklopediye göre oyların yüzde 53,3’ünü alan Demokrat Parti, 487 milletvekilliğinden 415’ini kazandı. Yüzde 39,9 oy alan Cumhuriyet Halk Partisi ise altmış dokuz milletvekili çıkarabildi.

Yeni meclis Celâl Bayar’ı cumhurbaşkanı seçti, Adnan Menderes hükümeti kurdu. Refik Koraltan meclis başkanı, Fuad Köprülü ise dışişleri bakanı oldu. İktidarın seçimle el değiştirmesi, çok partili hayata geçiş sürecinin artık geri dönülmez hâle geldiğini gösterdi.

Sık Sorulan Sorular

Çok partili hayata geçiş denemeleri neden başarısız oldu?

Cumhuriyetin yeni olması, Şeyh Said İsyanı, inkılap karşıtı hareketler ve ekonomik kriz başlıca nedenlerdir. İktidar, muhalefet partilerinin rejim karşıtlarına alan açtığından endişe etti.

Türkiye’de çok partili hayata geçiş ne zaman kalıcı oldu?

1946’da Demokrat Parti’nin kurulmasıyla başladı ve 1950 seçimleriyle iktidarın el değiştirmesiyle kalıcı hâle geldi.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası neden kapatıldı?

Şeyh Said İsyanı’nı körüklediği iddiasıyla, Takrir-i Sükûn Kanunu’nun verdiği yetkiye dayanılarak 3 Haziran 1925’te kapatıldı.

Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı kim kurdu?

Mustafa Kemal’in önerisiyle Fethi Bey (Okyar) kurdu. Parti 12 Ağustos 1930’da kuruldu ve üç ay sonra kendini feshetti.

Sonuç

Çok partili hayata geçiş, Türkiye’de ilk iki denemede başarısız oldu. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Şeyh Said İsyanı’nın ardından kapatıldı, Serbest Cumhuriyet Fırkası ise kendini feshetti. Genç cumhuriyetin güvenlik kaygıları ve ekonomik kriz bu sonucu doğurdu. Kalıcı geçiş ancak II. Dünya Savaşı’ndan sonra, 1946’da başladı ve 1950 seçimleriyle tamamlandı. Bu deneyimler, demokrasinin kurumlar kadar siyasi kültürle de ilgili olduğunu gösterir.

Kaynaklar

Yorum yapın