Yeniçeriler, Osmanlı Devleti’nin padişaha bağlı, maaşlı ve sürekli piyade askerleriydi. Çoğu, devşirme yoluyla toplanan Hristiyan çocuklarından yetişirdi. Savaşta ordunun merkezinde padişahı korur, barışta İstanbul’un ve kalelerin güvenliğini sağlarlardı. Ocak XIV. yüzyılda kuruldu, yaklaşık beş asır ordunun bel kemiği oldu ve 1826’da II. Mahmud tarafından kaldırıldı.
Hızlı Özet
- Yeniçeri, “yeni asker” demektir ve ocak kapıkulu piyadesinin en büyük birliğiydi.
- İlk askerler, savaş esirlerinin beşte birini devlete ayıran pencik usulüyle toplandı.
- Devşirme çocukları önce Acemi Ocağı’nda yetişir, sonra ocağa geçerdi.
- Ocak, Kanuni döneminde 165, daha sonra 196 ortadan oluşuyordu.
- Yeniçeri Ocağı, 1826’daki Vaka-i Hayriye ile kaldırıldı.
İçindekiler
- Tanım ve kapıkulu sistemi
- Ocağın kuruluşu
- Devşirme ve Acemi Ocağı
- Ocağın teşkilatı
- Görevleri
- Ocağın mevcudu
- Disiplin ve gündelik hayat
- Bozulma ve isyanlar
- Ocağın kaldırılması
- Sık sorulan sorular
Yeniçeriler Kimdir?
Bu askerler, kapıkulu denilen ve doğrudan padişaha bağlı olan askerî sınıfın piyade kısmını oluşturuyordu. Bunlar timarlı sipahiler gibi toprak geliriyle değil, hazineden aldıkları maaşla geçinirdi. Ad, “yeni asker” anlamındaki “yeni çeri” sözünden gelir.
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre kapıkulu ocakları piyade ve süvari olarak ikiye ayrılırdı. Süvari kısmına timarlı sipahilerden ayrılması için “altı bölük” denirdi. Acemi Ocağı ise başta Yeniçeri Ocağı olmak üzere diğer kapıkulu ocaklarına asker yetiştirirdi. Osmanlı ordusunun genel yapısını Osmanlı’da askerî teşkilat yazısında anlattık.
Ocağın Kuruluşu
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre ilk askerler, savaş esirlerinin beşte birinin devlete ayrılmasıyla toplandı. Bu usule “pencik” denir. Ansiklopediye göre uygulamanın genelde Edirne’nin fethinden (1361) sonra başladığı kabul edilir. Esirleri akıncı kadıları, pencikçi ve pencik emini gibi görevliler toplardı.
Ansiklopediye göre ilk dönemde Gelibolu’da toplanan esirler, Çanakkale Boğazı’nda askerî taşımacılık yapan gemilerde çalıştırıldı. Belli bir süre sonra da “yeni asker” zümresine katıldılar. Ocağın kuruluşuna dair anlatıların çoğu geç dönem kroniklerine dayandığı için kesin bir tarih vermek zordur. Osmanlı’nın ilk düzenli askerî birliklerini ilk düzenli ordu yazısında ele aldık.
Devşirme ve Acemi Ocağı
Esir sayısı yetmeyince Balkanlardaki Hristiyan ailelerin çocuklarından asker toplanmaya başlandı. Bu usule devşirme denir. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre devşirme, ihtiyaca göre üç, beş veya yedi yılda bir yapılırdı. İşin birinci derecede sorumlusu yeniçeri ağasıydı.
Toplanan çocuklar İstanbul’a getirilir ve eşkâl defterine bakılarak kontrol edilirdi. Ansiklopediye göre çocuklar önce Anadolu’daki Türk köylülerinin yanına verilirdi. “Türk’e verme” denilen bu uygulamayla hem tarımda çalışır hem de Türkçeyi ve İslam âdetlerini öğrenirlerdi. Ardından Acemi Ocağı’na kaydedilir ve acemi oğlanı adını alırlardı.
Toplanan çocukların yaşı dönemden döneme değişti. Ansiklopediye göre 1622 tarihli bir fermanda on beş ile yirmi yaş arası belirtilir.
Ansiklopediye göre acemi oğlanlarına önce bir, sonra iki akçe gündelik verilirdi. Birkaç yıllık eğitimden sonra boş yer açıldıkça Yeniçeri Ocağı’na geçerlerdi. Devşirmenin işleyişini devşirme sistemi yazısında ayrıntılı olarak anlattık.
Ocağın Teşkilatı
Yeniçeri Ocağı, “orta” adı verilen birliklerden oluşurdu. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre ortaların komutanına genelde “çorbacı” denirdi. Orta sayısı Kanuni Sultan Süleyman döneminde 165’e çıktı ve sonra 196’da sabitlendi. Ortalar cemaat, bölük ve sekban adlı üç ana kola ayrılırdı.
Ocağın başında yeniçeri ağası bulunurdu. Ansiklopediye göre ilk dönemlerde ağalar genelde sekbanbaşılar arasından seçilirdi. Ocakta yeniçeri kâtibi, ocak imamı, solakbaşı, bölükbaşı ve kul kethüdâsı gibi pek çok görevli de vardı. Her ortanın kendi kışlası, kazanı ve bayrağı bulunurdu.
Yeniçeriler Ne İş Yapardı?
Ocağın askerleri savaşta ordunun merkezinde, padişahın çevresinde yer alırdı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Çaldıran’da da ordunun merkezinde yeniçeri, topçu ve cebeci birlikleri bulunuyordu. Ateşli silahları erken benimsemeleri onlara savaş alanında büyük bir üstünlük sağladı. Kuşatmalarda da en önemli piyade gücüydüler.
Barış zamanında ise kalelerde muhafız olarak görev yaparlardı. İstanbul’da asayişi korumak da onların işiydi. Ansiklopediye göre ilerleyen dönemde Anadolu’da suçluların takibi gibi işler de yeniçeri yasakçılarına verildi.
Askerler maaşlarını “ulûfe” adıyla alırdı. Ansiklopediye göre ödemeler üç ayda bir, yılda dört taksitte yapılırdı. Padişahlar tahta çıktıklarında askere cülus bahşişi dağıtırdı ve bu gelenek zamanla hazineye ağır bir yük oldu.

Ocağın Mevcudu
Ocağın asker sayısı yüzyıllar içinde büyük ölçüde değişti. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Acemi Ocağı’ndaki asker sayısı XVI. yüzyıl ortalarında 4.000, yüzyılın sonunda 9.000 idi. XVII. yüzyılda bu sayı 12.000’i aştı. Ansiklopediye göre III. Murad döneminin sonunda, 1595’te yeniçeri sayısı 25.000’e ulaşmıştı.
Sayının artması hazineye ağır bir yük getirdi. Ulûfe ödemeleri, dönemin enflasyonuyla birlikte büyük sıkıntılara yol açtı. Ansiklopediye göre 1666 tarihli bir ferman, Batı ve Orta Balkanlarda yıllık devşirme sayısını 300-320 olarak öngörüyordu. Bu rakam, devşirme usulünün giderek azaldığını gösterir.
Disiplin ve Gündelik Hayat
İlk dönemde ocak mensuplarının evlenmesi yasaktı ve askerler kışlalarda yaşardı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre yaşlı yeniçerilerin evlenmesine ilk kez Yavuz Sultan Selim zamanında izin verildi. III. Murad döneminde bu izin gençlere de genişletildi. Zamanla evli askerler kışla dışında yaşamaya başladı.
Kazan, ocağın en önemli simgesiydi. Ortanın kazanı devletin askere sağladığı yiyeceği temsil ederdi. Kazanın ters çevrilmesi, askerlerin padişahın verdiği yemeği reddettikleri ve isyan ettikleri anlamına gelirdi.
Yeniçeriler ile Bektaşilik arasında da sıkı bir bağ kuruldu. Ansiklopediye göre bu yakınlık özellikle ocağın bozulma döneminde belirginleşti. Bir Bektaşi babası, ocağın 94. ortasında Hacı Bektaş’ın vekili olarak bulunurdu. Ansiklopediye göre XV. yüzyılın sonunda Âşıkpaşazâde, böyle bir bağlantı iddiasını reddetmek zorunda kalmıştı. Ocak ile tarikat 1826’da aynı kaderi paylaştı.
Ocak askerlerinin başlığına “börk” denirdi. Ansiklopediye göre bu başlığın, kuruluş döneminde teşkilatlı bir grup olan Ahilere özgü olduğu genel kabul görür. Börkün Hacı Bektaş tarafından verildiğine dair anlatı ise ilk kaynaklarda geçmez.
Bozulma ve İsyanlar
XVI. yüzyılın sonlarından itibaren ocağa devşirme dışından da asker alınmaya başlandı. Sayı hızla arttı ve disiplin zayıfladı. Ansiklopediye göre yeniçerilerin bir kısmı esnaflığa yöneldi ve şehir ekonomisiyle iç içe geçti. Bu durum, ocağın askerî niteliğini zamanla zayıflattı.
Yeniçeriler bu dönemde pek çok isyanda rol oynadı. Ansiklopediye göre 1622’de II. Osman’ın tahttan indirilip öldürülmesi ocağın üzerinde kalıcı bir leke bıraktı. 1703’teki Edirne Vakası’nda II. Mustafa tahttan indirildi. Ocak, III. Selim’in kurduğu Nizam-ı Cedid ordusuna da şiddetle karşı çıktı. Bu dönemin isyanlarını Osmanlı’da isyanlar yazısında ele aldık.
Ansiklopediye göre 1791-1793 yıllarına ait kayıtlarda İstanbul’daki 1.110 dükkânın yaklaşık yüzde 40’ının yeniçerilerle bağlantılı olduğu görülür. Ocak, yeniliklere karşı da hassastı. 1805’te Nizam-ı Cedid askerinin Selimiye Camii’nin açılışında padişahı selamlayacağı söylentisi büyük hoşnutsuzluk yarattı. Ansiklopediye göre açılış bu yüzden iptal edildi.
Ocak Nasıl Kaldırıldı?
II. Mahmud, yeni bir ordu kurmak için uzun süre hazırlık yaptı. 1826 baharında Eşkinci adıyla yeni bir birlik kuruldu. Yeniçeriler buna karşı çıkarak 15 Haziran 1826’da kazan kaldırdı. Ancak halk ve ulema padişahın yanında yer aldı ve isyan kısa sürede bastırıldı.
Ocak, Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay) adıyla anılan bu olaydan sonra kaldırıldı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Bektaşi tekkeleri de aynı yıl kapatıldı. Yerine Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye adlı yeni bir ordu kuruldu. Ansiklopediye göre Acemi Ocağı’nın Rumeli ve Anadolu ağaları da Bursa’ya sürüldü. Olayın ayrıntılarını Yeniçeri Ocağı neden kaldırıldı? yazısında anlattık.
Sık Sorulan Sorular
Yeniçeriler kimdir?
Osmanlı Devleti’nin padişaha bağlı, maaşlı ve sürekli piyade askerleridir. Çoğu devşirme yoluyla toplanan çocuklardan yetişirdi.
Yeniçeriler ne iş yapardı?
Savaşta ordunun merkezinde savaşır, padişahı korurlardı. Barışta kalelerde muhafızlık yapar ve İstanbul’da asayişi sağlarlardı.
Yeniçeri Ocağı ne zaman kuruldu?
Kesin tarih tartışmalıdır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre ilk askerlerin toplandığı pencik usulünün genelde 1361’deki Edirne fethinden sonra başladığı kabul edilir.
Kazan kaldırmak ne demektir?
Askerlerin ortanın kazanını ters çevirerek isyan ettiklerini göstermesidir. Bu hareket, padişahın verdiği yemeği reddetmek anlamına gelirdi.
Sonuç
Yeniçeriler, yaklaşık beş asır boyunca Osmanlı ordusunun en önemli piyade gücü oldu. Disiplinleri ve ateşli silahları erken kullanmaları büyük zaferlerin kazanılmasında rol oynadı. XVII. yüzyıldan itibaren ise ocak bozuldu ve sık sık isyanlara karıştı. II. Mahmud 1826’da ocağı kaldırarak yeni bir ordunun yolunu açtı.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Yeniçeri maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Devşirme maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Acemi Oğlanı maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Kapıkulu maddesi
- İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devleti Teşkilâtından Kapukulu Ocakları.
“Yeniçeriler Kimdir, Ne İş Yaparlar?” üzerine 2 yorum