Kanuni Sultan Süleyman, kırk altı yıllık saltanatı, on üç büyük seferi ve dönemindeki siyasi kudret yüzünden Batı’da “Muhteşem” diye anıldı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre çağdaşı Batılı yazarlar ona “Muhteşem” ya da “Büyük Türk” dedi. Bugün yaygın olan “Kanuni” sıfatı ise ilk kez XVIII. yüzyılda kullanıldı.
Hızlı Özet
- 6 Kasım 1494’te Trabzon’da doğdu, 1520’de tahta çıktı.
- 46 yıllık saltanatıyla tahtta en uzun kalan Osmanlı padişahıdır.
- Belgrad (1521), Rodos (1522) ve Mohaç (1526) dönemin en bilinen başarılarıdır.
- Muhteşem lakabını çağdaşı Batılı yazarlar verdi.
- 6-7 Eylül 1566 gecesi Zigetvar önlerinde öldü.
İçindekiler
- Neden Muhteşem?
- İki lakap
- Hayatı
- Belgrad’dan Viyana’ya
- Akdeniz ve Preveze
- Doğu seferleri
- Hukuk ve devlet düzeni
- Şiir, ilim ve mimari
- Dönemin gölgeleri
- Sık sorulan sorular
Kanuni Sultan Süleyman Neden Muhteşem Olarak Anıldı?
Bu lakap, Avrupalıların gözünden Osmanlı gücünün zirvesini anlatır. Kanuni Sultan Süleyman’ın orduları Orta Avrupa’dan Bağdat’a kadar sefer yaptı, donanması Akdeniz’de üstünlük kurdu. Sarayın görkemi, elçilik törenleri ve büyük yapılar bu algıyı güçlendirdi. Avrupa hükümdarlarıyla rekabeti de onu kıta siyasetinin merkezî bir figürü yaptı.
Ansiklopediye göre 1519’da imparator seçilen V. Karl ile Fransa Kralı I. François arasındaki rekabet, 1521 Martında açık savaşa dönüştü. Avrupa’nın bu bölünmüşlüğü Osmanlılar için büyük bir fırsat yarattı. Padişah, iki taraf arasındaki dengeyi kendi lehine kullanmayı bildi.
Muhteşem mi, Kanuni mi?
TDV İslâm Ansiklopedisi bu konuda dikkat çekici bir bilgi verir. Ansiklopediye göre padişah bugün isminden çok bu unvanla tanınır. Ancak “kanun koyucu” anlamındaki bu sıfat ilk kez XVIII. yüzyılda Dimitrie Cantemir’in Osmanlı tarihinde geçti. XIX. yüzyılda Osmanlı tarihçileri tarafından benimsenerek yaygınlık kazandı. Çağdaşı Batılı yazarlar ise onu “Muhteşem” (Magnificent, Magnifique) ya da “Büyük Türk” (Grand Turc) diye andı.
Ansiklopediye göre Batı kaynaklarında, Fetret döneminde tahta oturan Süleyman Çelebi yüzünden ona II. Süleyman da dendi. Kısacası iki lakap aynı hükümdarın iki yüzünü anlatır. Muhteşem lakabı dış dünyadaki gücü, kanunla anılan sıfat ise düzen koyucu kimliği öne çıkarır. Bu iki ad, Osmanlı ve Avrupa bakış açılarının farkını da gösterir.
Kanuni Sultan Süleyman’ın Hayatı
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Süleyman 6 Kasım 1494’te Trabzon’da doğdu; doğum tarihi bazı kaynaklarda farklı verilir. Çocukluğu ve ilk eğitimi, babası Şehzade Selim’in sancak beyi olduğu Trabzon’da geçti. Tahta çıkana kadar yaklaşık yedi yıl Manisa’da kaldı ve babasının seferleri sırasında tahta vekâlet etti. Ansiklopediye göre lalası önce Kasım, 1516’dan sonra Sinan Paşa’ydı. Babası I. Selim 21-22 Eylül 1520’de ölünce İstanbul’a gelerek tahta çıktı.
Ansiklopediye göre annesi Hafsa Sultan 19 Mart 1534’te vefat etti; aynı yıl çok değer verdiği Şeyhülislâm Kemalpaşazâde de öldü. Çok bağlı olduğu eşi Hürrem Sultan’ı Manisa’daki son yıllarında tanımış olmalıydı. Bu evliliğin sarayda yarattığı etkiyi Hürrem Sultan gerçekten kimdi? yazısında anlattık.

Belgrad’dan Viyana’ya Fetihler
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Kanuni Sultan Süleyman iki ana hedefle işe başladı: Orta Avrupa’nın kilidi sayılan Belgrad ve Akdeniz hâkimiyeti için önemli olan Rodos. İlk sefer-i hümâyunu olan Belgrad harekâtı, büyük dedesi Fatih’in başaramadığı bir hedefe yöneldiği için semboliktir. Ansiklopediye göre Belgrad’ın fethi Budin yolunu da açtı.
Rodos için Osmanlı gemileri 4 Haziran 1522’de denize açıldı. Padişah da 18 Haziran’da ordusunun başında Üsküdar’dan hareket etti. Rodos şövalyeleri 20 Aralık 1522’de teslim oldu. Padişah, şövalyelerin başı Philippe Villiers de l’Isle-Adam’ı divanda kabul etti ve adayı terk etmelerine izin verdi.
Ansiklopediye göre 29 Ağustos 1526’daki Mohaç Savaşı kısa sürdü ve Macar kralının ölümüyle Macar Krallığı’nın bir anlamda sonunu getirdi. Padişah 11 Eylül’de hiçbir direnişle karşılaşmadan Budin’e girdi. Ansiklopediye göre II. Lajos’un vârissiz ölümü, Habsburgların da karıştığı yeni bir veraset meselesi doğurdu. Mohaç, Orta Avrupa’da yeni bir güç dengesinin başlangıcı oldu.
Padişah 10 Mayıs 1529’da dördüncü kez sefere çıktı. Ansiklopediye göre bundan önce Vezîriâzam İbrâhim Paşa’ya seraskerlik unvanı ve büyük yetkiler vermişti. Bu sefer Viyana önlerine kadar uzandı.
Ansiklopediye göre onun doğrudan Viyana’yı almayı hedeflediği görüşü tam olarak doğru değildir. Öncelik Budin’i kurtarmak ve Szapolyai’yi desteklemekti.

Akdeniz ve Preveze
Akdeniz’de Osmanlı donanması Barbaros Hayreddin Paşa ile zirveye ulaştı. Ansiklopediye göre padişah İstanbul’a dönerken, 28 Eylül 1538’de Barbaros Preveze’de ezelî rakibi Andrea Doria’yı yendi. Haber 14 Ekim’de Yanbolu konağında orduya ulaştı. Bu zafer, Osmanlıların Akdeniz’deki üstünlüğünü uzun süre pekiştirdi.
Doğu Seferleri ve Bağdat
Kanuni Sultan Süleyman doğuda Safevîlerle de uzun bir mücadeleye girişti. Ansiklopediye göre 11 Haziran 1534’te altıncı büyük seferine çıktı ve 23 Haziran’da Van Kalesi’nin alındığı haberini aldı. Bu seferde Safevîlerin umulduğu kadar kolay bertaraf edilemeyeceği anlaşıldı. En önemli kazanç Bağdat’ın alınması ve Basra hâkiminin itaat etmesiydi. Ancak Tebriz yeniden Safevîlerin eline geçti ve Van bölgesi tehdit altında kaldı.
Bu sefer, Doğu’daki en kapsamlı harekâtlardan biri oldu. Bu mücadeleyi Osmanlı-İran savaşları yazısında ele aldık.
Hukuk ve Devlet Düzeni
Padişahın adı en çok kanunlarla anılır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre ona atfedilen kanunnâme, daha önceki kanunnâmelere ve Hersekzâde Ahmed Paşa’nın değişikliklerine dayanır. Yavuz Sultan Selim’in kanunnâmesi de onun zamanında yürürlüğe konulan uyarlamasıyla dikkat çeker. Bu süreçte Nişancı Celâlzâde Mustafa Çelebi önemli bir rol oynadı.
Ansiklopediye göre bu dönemde Hanefîlik, devletin temel doktrini olarak âdeta resmî bir nitelik kazandı. Kanun derlemelerinde örfî uygulamalar şer‘î zeminde açıklanmaya başlandı. Kemalpaşazâde ve Ebüssuûd Efendi gibi şeyhülislâmlar bu çerçevenin oluşmasında etkili oldu. Ansiklopediye göre bürokrasi de bu dönemde klasik şeklini aldı. Devletin karar merkezini Divan-ı Hümayun nedir? yazısında anlattık.
Şiir, İlim ve Mimari
Kanuni Sultan Süleyman aynı zamanda bir şairdi. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre “Muhibbî” mahlasıyla bir divan oluşturdu ve yaklaşık 3000 şiiriyle en çok şiir yazan padişahlardandır. Bâkî, Fuzûlî, Zâtî, Hayâlî Bey, Taşlıcalı Yahyâ ve Lâmiî Çelebi bu dönemin şairleriydi. Ansiklopediye göre hepsi bu dönemde himaye gördü. Selânikî’ye göre Bâkî gibi bir şairi yakınları arasına almayı en önemli işlerinden biri sayıyordu.
Ansiklopediye göre “Muhibbî” mahlası, Allah’a derviş samimiyetiyle bağlılığı ve halkına karşı ince bir sevgiyi anlatıyordu. Kaynaklarda onun Üftâde Efendi’den zikir aldığı da belirtilir.
Dönemin mimarisi de muhteşemlik algısının parçasıydı. Mimar Sinan’ın eseri Süleymaniye Camii ve Külliyesi bunun en bilinen örneğidir. Dönemin büyük yapı programı İstanbul’un siluetini değiştirdi. Mimari mirası Osmanlı sanatı ve mimarisinin özellikleri yazısında ele aldık.

Muhteşem Dönemin Gölgeleri
Bu parlak dönemin acı yanları da vardı. Oğulları arasındaki taht rekabeti, Şehzade Mustafa ve Şehzade Bayezid’in ölümüyle sonuçlandı. Bu olayları Şehzade Mustafa kimdir? yazısında anlattık. Uzun savaşlar hazineyi zorladı ve Viyana gibi hedeflere ulaşılamadı. Ansiklopediye göre padişah meselelerden bunaldıkça Edirne’ye gider, vaktini avla geçirirdi.
Ansiklopediye göre padişah, sefer öncesinde Eyüp Sultan Türbesi’ne gidip dua etti. 1 Mayıs 1566’da büyük törenlerle son seferine çıktı ve 6-7 Eylül 1566 gecesi Zigetvar önlerinde öldü; kalenin alındığını göremedi. Ölümü ustalıkla gizlendi; bunu bilen birkaç kişiden biri Feridun Bey’di. Cenaze namazı 23 Kasım’da Süleymaniye Camii’nde Şeyhülislâm Ebüssuûd Efendi tarafından kıldırıldı ve cami yanındaki türbesine defnedildi. Bu seferi son askerî sefer yazısında anlattık.
Sık Sorulan Sorular
Kanuni Sultan Süleyman kaç yıl padişahlık yaptı?
DİA’ya göre milâdî takvimle kırk altı yıl padişahlık yaptı. Bu, Osmanlı tarihinde tahtta kalınan en uzun süredir.
Kanuni Sultan Süleyman’a neden Muhteşem denir?
Çağdaşı Batılı yazarlar, gücü ve sarayının görkemi yüzünden ona Magnificent, yani Muhteşem dedi.
Kanun koyucu sıfatı ne zaman ortaya çıktı?
DİA’ya göre ilk kez XVIII. yüzyılda Dimitrie Cantemir’in eserinde geçti ve XIX. yüzyılda yaygınlaştı.
Padişah nerede öldü?
6-7 Eylül 1566 gecesi, Zigetvar kuşatması sırasında öldü.
Padişah kaç büyük sefere çıktı?
DİA’ya göre on üç büyük sefere çıktı.
Sonuç
Kanuni Sultan Süleyman, kırk altı yıllık saltanatı, on üç büyük seferi ve Avrupa siyasetindeki ağırlığı yüzünden Batı’da “Muhteşem” diye anıldı. Belgrad, Rodos, Mohaç ve Bağdat gibi fetihler imparatorluğun gücünü zirveye taşıdı. Kanunnâmeler, şeyhülislâmların fetvaları ve Sinan’ın eserleri bu gücü kurumlara ve taşa dönüştürdü. Bugün bilinen “Kanuni” sıfatı ise sonradan, XVIII. yüzyılda ortaya çıktı.
“Kanuni Sultan Süleyman Tarihte Neden Muhteşem Olarak Anıldı?” üzerine bir yorum