Gerileme dönemi, ders kitaplarındaki yaygın dönemlendirmede 26 Ocak 1699’da imzalanan Karlofça Antlaşması ile başlayıp 1792 Yaş Antlaşması ile biten çağdır. Bu yıllarda II. Mustafa’dan III. Selim’e yedi padişah tahtta oturdu. Rusya ile savaşlar, Kırım’ın kaybı, isyanlar ve Batı’yı örnek alan ıslahat denemeleri öne çıktı; dönemin adı ise bugün tartışmalıdır.
Hızlı Özet
- Ders kitaplarında başlangıç, 26 Ocak 1699’da imzalanan Karlofça Antlaşması’dır.
- Ders kitapları dönemi 1792 Yaş Antlaşması ile kapatır; sonraki çağı dağılma dönemi diye anlatır.
- Gerileme dönemi padişahları II. Mustafa, III. Ahmed, I. Mahmud, III. Osman, III. Mustafa, I. Abdülhamid ve III. Selim’dir.
- Prut zaferi (1711), Mora’nın geri alınması ve Belgrad’ı geri getiren 1739 antlaşması bu çağın başarılarıdır.
- 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması Kırım’ı bağımsız yaptı; Rusya 1783’te Kırım’ı ilhak etti.
- Dönemin adı Macaristan ve Kırım gibi büyük kayıplardan gelir, ancak bugün tartışmalıdır.
İçindekiler
- Hangi olayla başlar, nasıl biter?
- Padişahlar ve saltanat yılları
- Önemli olaylar: savaşlar, antlaşmalar, isyanlar
- Islahat girişimleri
- Bu ad neden verildi, neden tartışılıyor?
- Sık sorulan sorular
Gerileme Dönemi Hangi Olayla Başlar?
Ders kitaplarındaki yaygın çerçeve, gerileme dönemini Karlofça Antlaşması ile başlatır. Antlaşma, 1683 Viyana Kuşatması ile başlayıp on altı yıl kadar süren çok cepheli savaşları bitirdi. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre 26 Ocak 1699’da bütün murahhasların katıldığı bir törenle imzalandı. Osmanlı Devleti, Tımışvar dışında bütün Macaristan’ı kaybetti; Mora Venedik’e, Podolya ise Lehistan’a bırakıldı.
Feridun Emecen’e göre Karlofça, 1526’dan beri mücadeleyle genişletilen sınır bölgelerinin kaybıyla sonuçlandı. Osmanlılar bu uzun savaşlarda ilk defa karşılarında geniş bir cephe bulmuştu. Emecen, Orta Avrupa’dan geri çekilişin Balkanlar’daki Osmanlı varlığını da yavaş yavaş etkileyeceğini belirtir. Rusya ile ayrıca 1700’de İstanbul’da antlaşma yapıldı ve Azak Kalesi Rusya’ya bırakıldı.
Gerileme Dönemi Hangi Antlaşmayla Kapanır?
Ders kitapları dönemi yaygın olarak 1792 Yaş Antlaşması ile kapatır ve sonraki çağı dağılma dönemi diye anlatır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre antlaşma metinleri 10 Ocak 1792’de mühürlenip değiş tokuş edildi; imza için önce 9 Ocak kararlaştırılmıştı. Maddeyi yazan Kemal Beydilli, bu barışı Nizâm-ı Cedîd reformlarının başlangıcı sayar. Ansiklopedinin Osmanlılar maddesi ise sınırı 1774’e koyar ve 1300–1774 arasını “klasik dönem”, sonrasını “yakın dönemler” başlığıyla anlatır.
Gerileme Dönemi Padişahları ve Saltanat Yılları
Gerileme dönemi padişahları, Karlofça sırasında tahtta olan II. Mustafa ile başlar ve Yaş barışı sırasında tahtta olan III. Selim ile biter. II. Mustafa duraklama döneminin de son padişahı sayılır; III. Selim’in saltanatı ise 1807’ye kadar sürdü. Aşağıdaki saltanat yılları TDV İslâm Ansiklopedisi’nin padişah maddelerine göredir. Bütün hükümdarları Osmanlı padişahları sırasıyla yazısında bulabilirsiniz.
| Padişah | Saltanat | Öne çıkan gelişmeler |
|---|---|---|
| II. Mustafa | 1695–1703 | Zenta yenilgisi (1697), Karlofça Antlaşması (1699); 1703 Edirne Vak‘ası ile tahttan indirildi |
| III. Ahmed | 1703–1730 | Prut zaferi (1711), Mora’nın geri alınması, Pasarofça Antlaşması (1718), Lale Devri; Patrona Halil İsyanı’nda tahtı bıraktı |
| I. Mahmud | 1730–1754 | İran savaşları, Humbarahâne (1734), Belgrad Antlaşması (1739) |
| III. Osman | 1754–1757 | Uzun barış yılları; Nuruosmaniye Külliyesi’nin açılışı (1755), büyük İstanbul yangınları |
| III. Mustafa | 1757–1774 | 1768 Osmanlı-Rus savaşı, Çeşme baskını (1770), Kırım’ın Rus istilası (1771) |
| I. Abdülhamid | 1774–1789 | Küçük Kaynarca Antlaşması (1774), Kırım’ın ilhakı (1783), 1787’de yeniden savaş |
| III. Selim | 1789–1807 | Ziştovi (1791) ve Yaş (1792) antlaşmaları, Nizâm-ı Cedîd; 1807’de tahttan indirildi |

Bu padişahlardan birkaçı tahta, sarayda uzun yıllar gözetim altında kaldıktan sonra çıktı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre III. Osman elli sekiz yaşında padişah oldu ve Şimşirlik Dairesi’nde en uzun süre kalan şehzadeydi. I. Abdülhamid de kırk dokuz yaşında, devlet işlerinde hiç tecrübesi olmadan tahta geçti. Buna karşılık II. Mustafa, ordularının başında sefere çıkan son Osmanlı padişahıdır.
Gerileme Döneminin Önemli Olayları
Gerileme dönemi yalnızca yenilgilerden oluşmaz. Feridun Emecen’e göre Osmanlılar, XVIII. yüzyılın son çeyreğine kadar rakipleriyle etkili biçimde mücadele etti ve çoğunlukla askerî açıdan başarılı oldu. Ona göre askerî sistemdeki acıklı tabloyu asıl 1768 savaşı gözler önüne serdi.
Gerileme dönemini haritalarla anlatan aşağıdaki video, padişahları da kısaca tanıtıyor.
Edirne Vak‘ası ve Prut Seferi (1703–1713)
Karlofça’dan sonra savaşlardaki başarısızlık ve kaybedilen topraklar yüzünden genel bir hoşnutsuzluk doğdu. 1703’te Gürcistan’a gönderilmek istenen 200 kadar cebecinin ulufe isyanı, kısa sürede devlete yönelik bir ayaklanmaya dönüştü. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre isyanın görünürdeki hedefi, padişahın hocası Şeyhülislâm Feyzullah Efendi’ydi. Edirne Vak‘ası denen bu olayın sonunda II. Mustafa tahtı kardeşi III. Ahmed’e bıraktı.
Emecen’e göre Karlofça’nın rövanşını alma fikri devlet adamlarının zihninden hiç silinmedi. Poltava’da Ruslara yenilen İsveç Kralı XII. Şarl’ın Osmanlılara sığınması ve Rusların sınır tahrikleri, yeni bir sefere yol açtı. Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa 1711’de Prut nehri kıyısında Çar Petro kumandasındaki Rus ordusuyla karşılaştı ve büyük bir zafer kazandı. Prut barışı ve 1713 Edirne Antlaşması ile Azak yeniden Osmanlılara geçti. Bu savaşların ayrıntısını Osmanlı-Rus savaşları yazısında anlattık.
Mora’nın Geri Alınması ve Pasarofça Antlaşması (1714–1718)
Kuzeyde rahatlayan devlet, Karlofça’da Venedik’e bırakılan Mora’yı geri almak istedi. III. Ahmed, Aralık 1714’te Sadrazam Damad Ali Paşa’yı bu işle görevlendirdi ve Mora yarımadası Venediklilerden geri alındı. Ancak Avusturya da Venedik’in yanında savaşa girdi. Damad Ali Paşa 1716’da Petervaradin’de şehit düştü, ardından Belgrad Kalesi de kaybedildi.
Barış, Nevşehirli Damad İbrâhim Paşa’nın sadareti sırasında 21 Temmuz 1718’de imzalanan Pasarofça Antlaşması ile geldi. Emecen’e göre Tımışvar bölgesi, Küçük Eflak ve Belgrad Avusturya’ya bırakıldı; böylece Macaristan tamamen kaybedildi. Venedik, savaşta kaybettiği Çuka adasını geri aldı ve Butrinto ile Preveze gibi kıyı şehirlerini kazandı; Mora ise Osmanlılarda kaldı. Abdülkadir Özcan, devletin bu antlaşmayla Avrupa için güçlü bir devlet olmaktan çıkmaya başladığını yazar.
Lale Devri ve Patrona Halil İsyanı (1718–1730)
Pasarofça’dan 1730’a kadar süren yıllar, gerileme döneminin görece müreffeh bir barış arasıdır. Emecen’e göre Osmanlılar bu devrede her şeyin savaşla kazanılamayacağını ve diplomasinin önemini anlamaya başladı. Sonradan Lale Devri adı verilen bu yılları Osmanlı’da Lale Devri ne anlama gelir yazısında ayrıntılı anlattık. Dönem, İran cephesindeki kayıplar ve yeni vergilerle büyüyen öfkenin patladığı 1730 Patrona Halil İsyanı ile kapandı. III. Ahmed, tahtı yeğeni I. Mahmud’a bırakmak zorunda kaldı.
İran Savaşları ve Belgrad Antlaşması (1730–1739)
I. Mahmud önce, devleti âdeta vesayeti altına alan Patrona Halil’i ortadan kaldırdı. Ardından 1723’ten beri aralıklarla süren İran savaşlarıyla uğraştı; 1733’ten sonra İran Şahı Nâdir üstünlük kazandı. Emecen’e göre 1746 antlaşmasıyla 1639 Kasrışîrin Antlaşması’nın sınırlarına dönüldü. Nâdir Şah’ın Caferîliğin beşinci mezhep olarak tanınması teklifini ise Osmanlı ulemâsı şiddetle reddetti.
Batıda ise Rusya 1736’da Azak’a saldırdı; ertesi yıl Avusturya da savaşa katıldı. Ruslar Azak ve Özü’yü aldı, Avusturyalılar Niş’e saldırıp Eflak’a girdi. Osmanlı ordusu toparlanıp Niş’i kurtardı; 1739’da Belgrad ile Hisarcık arasındaki muharebelerde Avusturyalıları yenerek Belgrad’ı geri aldı. Aynı yıl imzalanan Belgrad Antlaşması ile Avusturyalılar Tuna’nın kuzeyine çekildi. Emecen’e göre Azak Kalesi yıkıldı ve iki devlet arasında tampon bir bölge oluşturuldu.
Uzun Barıştan Küçük Kaynarca’ya (1739–1774)
Barışa aracılık eden Fransız elçisi Villeneuve, 1740’ta kapitülasyonları genişleterek yeniletti. Özcan’a göre böylece 1768’e kadar sürecek uzun bir barış devri başladı. Ancak Kemal Beydilli’ye göre bu barış, gerekli yenilenmelerin yapılmadığı kayıp yıllar olarak geçti. Rusya’nın Lehistan’ın iç işlerine müdahalesi ve Kırım ile Osmanlı topraklarına saldırıları üzerine Eylül 1768’de, gerekli hiçbir hazırlık yapılmadan savaş ilan edildi. Ruslar kısa sürede Kırım’ı istila etti, Eflak ve Boğdan’ı işgal ederek Tuna’ya kadar ilerledi.
Baltık’tan gelen Rus donanması Temmuz 1770’te Çeşme’de Osmanlı filosunu yaktı. Haziran 1774’teki Kozluca bozgunundan sonra Şumnu’daki ordugâh kuşatıldı. 21 Temmuz 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım bağımsız bir hanlık oldu; halifeye dinî bağlılığı ise korundu. Kılburun, Kerç ve Yenikale Rusya’ya bırakıldı, üç taksitte 15.000 kese savaş tazminatı ödenmesi kabul edildi.
Antlaşmanın Ortodokslarla ilgili maddeleri ise tartışmalıdır. Münir Aktepe, Rusların bu antlaşmayla Osmanlı Ortodokslarının hamisi sıfatını kazandığını yazar. Beydilli ise yedinci ve on dördüncü maddelerin Rusya tarafından kasıtlı olarak yanlış yorumlandığının artık tarihî bir gerçek sayıldığını belirtir.
Kırım’ın Kaybı, Ziştovi ve Yaş (1783–1792)
Beydilli’ye göre Küçük Kaynarca ile hukuken bağımsız hale gelen Kırım’ı ele geçirmek, II. Katerina idaresindeki Rusya’nın ana hedefiydi. 1779 Aynalıkavak Tenkihnâmesi de bu hedefi değiştirmedi ve Rusya 1783’te Kırım’ı ilhak etti. Savaşa hazır olmayan devlet bunu Ocak 1784’te verdiği bir senetle resmen tanıdı. Kamuoyundaki Rus düşmanlığı da etkili oldu ve 1787’de Rusya’ya savaş ilan edildi. Savaşın asıl hedefi Kırım’ı geri almaktı; Avusturya ise Rusya’nın müttefiki olarak savaşa katıldı.
Rus cephesinde savaş kötü gitti. I. Abdülhamid, Özü Kalesi’nin düştüğünü bildiren yazıyı okurken felç geçirdi ve 1789’da öldü. Yerine geçen III. Selim 1790’da Prusya ile ittifak yaptı; Avusturya ile 4 Ağustos 1791’de Ziştovi’de önemli bir toprak kaybı olmadan barışıldı. Ancak 1791’deki Maçin bozgunundan sonra ordunun ileri gelenleri barış istedi ve bu kararı ortak bir mahzarla padişaha sundu.
Beydilli bunu Osmanlı tarihinde emsali görülmemiş bir boykot olarak niteler. III. Selim, Rusların sınır konusundaki ısrarını hatt-ı hümayununda “Bizde asker yok, kudret yok, bunu biliyorlar” sözleriyle değerlendirdi. Yaş Antlaşması ile Turla (Dinyester) nehri sınır kabul edildi ve Kırım’ı geri alma hayali sona erdi.
Gerileme Döneminde Islahat Girişimleri
Gerileme dönemindeki yenilgiler, orduyu Avrupa örneğine göre düzenleme arayışını da başlattı. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre I. Mahmud, İbrâhim Müteferrika’dan yenilgilerin sebeplerini sordu ve bu soru Usûlü’l-hikem’in yazılmasına vesile oldu. Fransız mühtedi Humbaracı Ahmed Paşa (Comte de Bonneval) Humbaracı Ocağı’nı ıslahla görevlendirildi. Paşa 1734’te Üsküdar’da Hendesehâne ya da Humbarahâne denen bir kışla ve okul açtı; ansiklopedi bunu sonraki mühendishanelerin ilk örneği sayar.
III. Mustafa döneminde Baron de Tott’un teknik yardımıyla Boğaz kaleleri tahkim edildi, Tophane ve Topçu Ocağı ıslah edildi. Savaşın ortasında, 1772’de açılan Topçu Mektebi ancak bir yıl kadar çalışabildi. Ocak 1774’te kurulan Sürat Topçuları Ocağı da savaşın gidişini değiştiremedi. Beydilli’ye göre III. Mustafa, Yeniçeri Ocağı’nı düzeltme zaruretini kavradı ama bunun için ciddi bir girişime cesaret edemedi.
I. Abdülhamid döneminde, 1775’te açılan Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun deniz subayı yetiştirmeye başladı. Sadrazam Halil Hamîd Paşa zamanında (1782–1785) tımarlı sipahiler ve Yeniçeri Ocağı için yeni kanunlar çıkarıldı. Ancak 1787 savaşında Fransa’nın uzmanlarını geri çağırmasıyla bu yenilikler bir süre duraksadı.
Asıl kapsamlı adım Yaş barışından sonra geldi. III. Selim, Avrupa tarzında eğitilmiş bir ordu ve yeni bir donanma kurmaya girişti; bu yenilenme Nizâm-ı Cedîd adıyla anıldı. Beydilli’ye göre Avrupa kurumlarını örnek alma zaruretini ilk kez açıkça dile getirip geniş çapta uygulayan III. Selim oldu. Ancak reformlar, Mayıs 1807’deki Kabakçı Mustafa İsyanı’nda III. Selim’in tahttan indirilmesiyle sona erdi.
Bu Çağa Neden Gerileme Dönemi Denir?
Gerileme dönemi adının arkasında somut kayıplar vardır. Macaristan Karlofça ve Pasarofça ile, Kırım ise Küçük Kaynarca ve 1783 ilhakıyla elden çıktı. Beydilli’ye göre 1768 savaşı, Osmanlı zafiyetini bütün açıklığıyla ortaya koydu ve Rusya’nın büyük güç olarak yükselişini belgeledi. Prusya Kralı Büyük Friedrich bu savaşı “körlerle tek gözlülerin savaşı” diye tanımlamıştı.
Hazine ve kurumlar da zorlanıyordu. Beydilli’ye göre III. Mustafa, savaşın ilk yıllarında hazinedeki bütün birikimin tükendiğini görünce oğlu Selim ile kızı Şah Sultan’dan borç aldı. Aynı yazara göre devlet, Aydınlanma çağında büyük bir fikrî ve ekonomik değişim geçiren Avrupa’daki gelişmelerden tamamen uzak, hatta habersizdi. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Prusya elçisi Diez de Mayıs 1789’da “100 yıldan fazla bir zamandır gerilemekte olan bir devletin” yenilenmesinin uzun yıllar alacağını söylüyordu.
Yine de bugünkü tarih yazımı gerileme dönemi adını temkinle kullanır. Nitekim TDV İslâm Ansiklopedisi’nin Osmanlılar maddesi bu adı dönem başlığı yapmaz; Feridun Emecen 1774’e kadarki çağı klasik dönem olarak anlatır. Abdülkadir Özcan da I. Mahmud’u, devlete son parlak dönemini yaşatan padişah olarak anar. Karlofça’nın şartlarını ve dönem adlarına yöneltilen eleştirileri Osmanlı’da duraklama dönemi neden başladı yazısında ayrıntılı ele aldık.
Sık Sorulan Sorular
Osmanlı gerileme dönemi ne zaman başladı?
Ders kitaplarındaki yaygın çerçeveye göre 26 Ocak 1699’da imzalanan Karlofça Antlaşması ile başladı.
Gerileme dönemi kaç yıl sürdü?
Ders kitaplarındaki çerçeveye göre Karlofça (1699) ile Yaş (1792) arasındaki doksan üç yılı kapsar.
Gerileme dönemi padişahları kimlerdir?
Yedi padişah vardır: II. Mustafa, III. Ahmed, I. Mahmud, III. Osman, III. Mustafa, I. Abdülhamid ve III. Selim.
Lale Devri hangi döneme rastlar?
Lale Devri, gerileme döneminde 1718 Pasarofça Antlaşması ile 1730 Patrona Halil İsyanı arasındaki yıllardır. III. Ahmed’in saltanatına rastlar.
Sonuç
Gerileme dönemi, ders kitaplarında Karlofça (1699) ile Yaş (1792) antlaşmaları arasındaki çağdır. Bu sürede Macaristan ve Kırım kaybedildi, Rusya ise büyük bir güç olarak öne çıktı. Ancak Prut zaferi, Mora’nın geri alınması ve Belgrad Antlaşması, tablonun yalnız yenilgiden ibaret olmadığını gösterir.
Yenilgilerin açtığı yara, Humbarahâne’den Nizâm-ı Cedîd’e uzanan ıslahat arayışını da doğurdu. Bu yüzden gerileme dönemi, yalnız bir çöküş hikâyesi olarak değil, devletin Avrupa karşısında yeniden yapılanmaya çalıştığı bir geçiş çağı olarak da okunabilir.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Osmanlılar maddesi (Klasik Dönem: Feridun Emecen; Yakın Dönemler: Kemal Beydilli)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Karlofça maddesi (Karlofça Antlaşması, Abdülkadir Özcan)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Pasarofça Antlaşması maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Küçük Kaynarca Antlaşması maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Yaş Antlaşması maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, Mustafa III maddesi
“Gerileme Döneminde Osmanlı’yı Sarsan Olaylar” üzerine bir yorum